Aramaya Dön

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/575
Karar No
K. 2023/1361
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/575 E.  ,  2023/1361 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/575
Karar No: 2023/1361
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ...Vergi Dairesi Başkanlığı - ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketinin 2011, 2012, 2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ait borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla 09/02/2016 tarihinde ödeme emri düzenlenmesinden sonra ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketine ait 20/11/2012 tarihli özel hastane faaliyet izin belgeleri ile ...ruhsat nolu özel hastane açılış ruhsatına davalı idarenin ...tarihli yazısı ile haciz konulmuştur.

Asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması tamamlanmadan davacı adına ödeme emri düzenlendiği dikkate alındığında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde yer alan "mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamama" şartının olayda gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle dava konusu ödeme emrinde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 30/11/2021 tarih ve E:2017/3295, K:2021/7691 sayılı kararı:

Davacı adına 09/02/2016 tarihinde dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinden sonra asıl borçlu şirketin ...ruhsat nolu özel hastane açılış ruhsatı ile ...12 tarih ve ...sayılı özel hastane faaliyet izin belgelerine 18/02/2016 tarihinde haciz konulduğu ve bu ruhsat ile faaliyet izin belgelerinin paraya çevrilebilir bir değer olduğu dikkate alındığında, şirket hakkındaki mal varlığı araştırmasının yeterli olmadığı, amme alacağının asıl amme borçlusundan tamamen veya kısmen tahsilinin mümkün olup olmadığı yönünden tam olarak incelenmediği görüldüğünden, bu yönden değerlendirme yapılmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. ...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesinde kanuni temsilcinin takip edilebilmesi için tüzel kişinin aciz halinin aciz fişi ile tespiti gerektiği yönünde bir düzenleme bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Asıl borçlu şirket hakkındaki tüm takip yollarının tüketilmediği, şirketin üçüncü kişilerde toplam 35.426.051,64 TL hak ve alacağının bulunduğu, 07/01/2015 tarihli dilekçe ekinde buna ilişkin listenin davalı idareye sunulmasına rağmen bu hak ve alacaklara haciz uygulanmadığı, dava konusu ödeme emri düzenlendikten sonra haczedilen şirkete ait özel hastane açılış ruhsatının kıymetinin yaklaşık 10.000.000 USD olduğu, şirketin ... hesaplarında toplam 4.025.000 TL nakit mevduatının bulunduğu, şirketin diğer bankalarda da nakit mevduatlarının bulunduğu, şirketin mal varlığının şirket borcunun ne kadarlık kısmını karşıladığı yolunda bir tespit yapılmaksızın düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi adına vadesinde ödenmeyen borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirleri muhtelif tarihlerde tebliğ edildiği halde anılan şirket tarafından borçlar ödenmemiştir. Bunun üzerine yapılan mal varlığı araştırması sonucunda amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle davacı adına 2011, 2012, 2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ait borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiştir. 16/02/2016 tarihi itibarıyla asıl borçlu şirketin davalı idareye 20.399.408,62 TL tutarında vergi borcu bulunmaktadır.

Davalı idarece şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen dokuz adet araca haciz şerhi konulmuştur. Söz konusu araçlar üzerinde pek çok haciz şerhi bulunmakta olup davalı idarenin haciz şerhleri son sıralarda yer almaktadır. Diğer taraftan, araçlardan üçü üzerinde haciz şerhlerine göre öncelikli olan rehin şerhleri bulunmaktadır. EVDO kayıtlarına göre araçların toplam kasko değeri 301.606 TL tutarındadır.

Şirketin haciz konulan sekiz adet tıbbi cihazı üzerinde, şirketin kullandığı krediler nedeniyle 16/12/2011 tarihinde ... ile şirket arasında imzalanan banka lehine ve süresiz 19.000.000 TL tutarlı ticari işletme rehin sözleşmesi uyarınca, ... lehine süresiz ipotek tesis edilmiştir. Davalı idare tarafından ...a gönderilen 01/04/2015 ve 02/06/2015 tarihli yazılar ile sözleşmenin devam edip etmediği, devam etmekte ise şirketin ödediği kredi borcu tutarının ne olduğu, ne kadar borcun kaldığı, icrai bir işleme başlanıp başlanmadığı sorulmuş ise de cevabi yazılar dosyaya sunulmamıştır.

Davalı idarece, şirketin ... hesaplarında bulunan 268,56 TL, 3.942.084,27 TL, 18.683,37 EUR, 3.235,15 GBP, 750,57 USD tutarındaki paralarına e-haciz konulması ve bu paraların vergi dairesi hesaplarına aktarılması talep edilmiştir. Bunun üzerine banka tarafından davalı idareye gönderilen yazılarla, şirketin bankaya gayri nakdi kredi niteliğinde olan 3.000.000 TL teminat mektubu kredisinin bulunduğu, rehin/hapis/takas/mahsup haklarına istinaden hesapta bulunan paraların banka alacağına mahsup edileceği, ayrıca davacının hesapları üzerinde vergi dairesinin haciz şerhinden önce konulmuş ve henüz kaldırılmamış başka haciz şerhlerinin bulunduğu, bu nedenle talebin yerine getirilemeyeceği belirtilmiştir.

Dava konusu ödeme emirleri düzenlendikten sonra davalı idarenin 18/02/2016 tarihli yazısı ile şirketin 20/12/2012 tarihli özel hastane faaliyet izin belgeleri ile ... tarih ve ...ruhsat nolu özel hastane açılış ruhsatına haciz konulduğu İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmiştir.

Davacı tarafından, şirkete ait özel hastane açılış ruhsatının kıymetinin yaklaşık 10.000.000 USD olduğu, asıl borçlu şirketin üçüncü kişilerde toplam 35.426.051,64 TL hak ve alacağının bulunduğu, buna ilişkin listenin 07/01/2015 tarihli dilekçe ekinde davalı idareye sunulduğu, şirketin mal varlığının borcun tamamını veya büyük bir kısmını karşılayabileceği ileri sürülmüştür. Şirketin üçüncü kişilerde bulunduğu iddia edilen hak ve alacaklarına ilişkin olarak davalı idarece dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği; ikinci fıkrasında, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla ilgili kişilerin takip edilebilmesi için öncelikle vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh ve tebliğ edilerek tahakkuk ettirilmesi, akabinde tahakkuk ettiği halde vadesinde ödenmeyen vergi borcu için tüzel kişi hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile belirlenen takip ve cebren tahsil yollarının tüketilmesi ve kamu alacağının tüzel kişinin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil olanağının bulunmadığının somut bir biçimde ortaya konulması gerekmektedir.

Olayda, dava konusu ödeme emri düzenlendikten sonra şirketin özel hastane faaliyet izin belgeleri ile özel hastane açılış ruhsatına haciz konulmuştur. Şirketin üçüncü kişilerde toplam 35.426.051,64 TL hak ve alacağının bulunduğu ve buna ilişkin listenin 07/01/2015 tarihli dilekçe ekinde davalı idareye sunulduğu iddia edilmesine rağmen davalı idarece bu hususa ilişkin bir araştırma yapıldığına ve şirketin üçüncü kişilerde bulunduğu tespit edilen hak ve alacaklarına haciz konulduğuna dair dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Şirketin haciz konulan sekiz adet tıbbi cihazıyla ilgili olarak davalı idare tarafından ...a gönderilen 01/04/2015 ve 02/06/2015 tarihli yazılar ile şirket ile anılan banka arasındaki sözleşmenin devam edip etmediği, devam etmekte ise şirketin ödediği kredi borcu tutarının ne olduğu, ne kadar borcun kaldığı, icrai bir işleme başlanıp başlanmadığı sorulmuş ise de cevabi yazılar dosyaya sunulmamıştır. Ayrıca, şirketin haciz konulan başkaca mal varlığı da bulunmaktadır. Bu hususlarla birlikte davalı idarece, şirketin mal varlığının şirket borcunu karşılayıp karşılamadığı ya da borcun ne kadarlık kısmını karşıladığı yolunda bir tespit yapılmamıştır.

Bu durumda, kamu alacağının asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilebilmesi için tüm takip yollarının tüketildiğinden söz edilemeyeceğinden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının, ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,

2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.