Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/2594
Karar No
K. 2023/2311
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/2594 E.  ,  2023/2311 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2021/2594
Karar No: 2023/2311
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... TV'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 07/04/2020 tarihinde saat 20.30'da yayınlanan "... " isimli programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "insan onuruna ... Saygılı olma ilkesine aykırı olamaz..." yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirkete 25.881,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ihlâle konu yayında program konuğu tarafından, covid-19 virüsü ile ilgili olarak insanları itlaf etmekten söz edildiği ve 50 kişinin itlafı hâlinde bir milyon kişinin ölümünün engellenmiş olacağının belirtildiği, virüsün 5 milyon kişiden 4 milyonunu öldürebileceği, 1 milyon kişide mutasyona uğrayacağı, 1 milyon kişinin doğal direnç göstererek hayatta kalacağı, dünyanın bu kadar tüketimi, bu kadar insanı kaldırmadığı, "üremeyin, çoğalmayın" uyarılarına uyulmadığı, mevcut pandeminin 2035 yılında yapılacak operasyona iyi bir örnek oluşturacağı gibi ifadelerle insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı yayın yapıldığı, söz konusu ifadelerin virüse maruz kalan insanlar bakımından korkuya ve paniğe yol açabileceği, kriz zamanında olması gereken sağduyu ortamını bozacağı, söz konusu yayının ödev ve sorumluluk bilincine aykırı olarak yapıldığı anlaşıldığından, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendine aykırılık nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, program konuğunun profesör unvanına sahip bir biyolog olduğu, konuşmasında hekim olmadığını ve kendi alanı olan biyoloji sınırları içerisinde açıklama yapacağını belirttiği, söz konusu ifadeler ile konuğun amacının toplumda paniğe ve korkuya yol açmak olmayıp halkı bilgilendirmek olduğu, yayının telekonferans yöntemi ile gerçekleştirildiği, dolayısıyla konuğun sarf ettiği sözlere müdahale edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, yaptırımın üst sınırdan uygulanmasının ölçülülük ilkesine ve hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.