DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1422 E. , 2023/1293 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu …Grup Otomotiv Servis Hizmetleri Limited Şirketinin 2011 yılının Ekim dönemine ait cezalı özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ile 2011 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezası borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddeleri, amme alacağının konusu ve niteliği ile sorumluluk esasları bakımından birbirinden farklı düzenlemeler içermemektedir. Kanuni temsilciler yönünden 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi, sadece vergi borçlarını kapsayan kusur sorumluluğu getirmişken, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi, vergi dışındaki amme borçlarından ötürü kusursuz sorumluluk halini düzenlemektedir. Dava konusu işlemde kanuni temsilcinin hangi maddeye göre takip edildiği bilinmeden, hangi amme alacağından, ne şekilde sorumlu tutulduğunun da belirlenemeyeceği, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin, hukuk kurallarının öngörülebilir olmasını, yasa kurallarının ile idari işlemlerin herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını da kapsadığı, dava konusu ödeme emrinde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, ödeme emrine konu amme alacağının 2011 yılına ilişkin olduğu, 05/03/2013 tarihinde asıl borçlu şirketin vergi borçlarına ilişkin olarak uzlaşma talebinde bulunduğu, 08/05/2013 tarihinde uzlaşılarak … sayılı uzlaşma tutanağı kapsamında vergi tahakkuk ettirildiği ve 6652 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından bu Kanun kapsamında vergi borcunun yapılandırıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılandırılan alacağa ilişkin taksitlerin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle şirket adına yapılan yapılandırma iptal edilmiştir. 6552 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılıp taksitlendirilen şirket vergi borçlarının nitelik değiştirip yeni borç haline gelmesine rağmen şirket adına bu kapsamda ödenmemiş taksitlerden kalan borç tutarı üzerinden yeniden takip işlemi başlatılarak tüm takip yolları tüketilmeden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmiştir.
Asıl borçlu şirketin vergi borçları hakkında kanuni temsilcinin sorumluluğunun doğması için, davacı adına düzenlenen ödeme emri öncesinde şirket hakkında yapılandırmanın iptali sonrası yeniden ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekirken bu usulün izlenmemesi nedeniyle, dava konusu ödeme emrinde bu yönden de hukuka uygunluk görülmemiştir. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı:
Asıl borçlu şirkete ait olup 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun kapsamında yapılandırılan ve vadesinde ödenmeyen vergi borcunun tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emri içeriği amme alacağının, yapılandırma ile nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği, bu bakımdan asıl borçlu şirket hakkında takibin yeniden başlatılmasının icap ettiği, yapılandırmanın iptalinden sonra şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmeden kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2018/469, K:2021/5114 sayılı kararı:
Şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcilere başvurulabilmesi için öncelikle şirket adına kesinleştirilmesi ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun şirketin mal varlığından kısmen ya da tamamen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, asıl amme borçlusu …Grup Otomotiv Servis Hizmetleri Limited Şirketi adına resen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezası hakkında 08/05/2013 tarihinde varılan uzlaşmaya rağmen vergilerin ödenmemesi üzerine, cebren takip ve tahsil işlemlerine başlanıldığı, alacağın tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiği, bahsi geçen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, asıl borçlu şirketin 6552 sayılı Kanun kapsamında vergi borçlarını yapılandırması nedeniyle …Vergi Mahkemesinin …tarih, E:…, K:…sayılı kararı ile karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verildiği, öte yandan, asıl borçlu şirket tarafından kamu borcuna ilişkin taksitlerin vadesinde ödenmemesi üzerine yapılandırma iptal edilerek, kalan vergi borcunun tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu işbu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Olayda, 6552 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarının yapılandırılmasından önce, asıl amme borçlusu …Grup Otomotiv Servis Hizmetleri Limited Şirketi hakkında cebren takibe başlanıldığı ve kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulduğundan bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlendiği, öte yandan, asıl borçlu şirket tarafından kamu borcuna ilişkin taksitlerin vadesinde ödenmemesi üzerine yapılandırma iptal edilerek, kalan vergi borcunun tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu işbu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşıldığından bu aşamadan sonra asıl borçlu şirket hakkında yeniden cebren takip ve tahsil yolunun tüketilmesinde hukuki menfaat bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, 213 sayılı Kanun'un 10. maddesinden hareketle asıl amme borçlusu şirketten kamu alacağının hangi fiili veya hukuki sebeplerle alınamadığı bir başka anlatımla şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılıp yapılmadığı incelenerek vergi alacağının şirketten tahsil edilmesinin mümkün bulunmadığı ortaya konulduktan sonra kanuni temsilci hakkında düzenlenen ödeme emrinin hukukiliği irdelenerek karar verilmesi gerekirken istinaf isteminin reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararını bozmuştur. …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davaya konu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemediğinin vergi borcunun yapılandırılmasına dair mevzuat hükümlerinin ihlali sonucunda açıkça ortaya konulduğu, mükellefe ödeme kolaylığı için yapılandırma imkânı tanındığı, yapılandırma nedeniyle borcun yeni bir borç niteliğine dönüştüğünün kabulü suretiyle bir nevî "borç transferi" sonucuna varılacağı belirtilerek aksi yöndeki ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : Davacı … Grup Otomotiv Servis Hizmetleri Limited Şirketi'nde 07/09/2011 ilâ 11/06/2012 tarihleri arasında şirket müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Davacının şirket ortaklağından ayrıldığı ve kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği tarihten sonra, 30/10/2014 tarihinde davalı idarenin kayıtlarına giren dilekçe ile 2011 yılına ilişkin vergi ve cezaları da kapsayacak şekilde şirketin tüm borçları yapılandırılmıştır. Yapılandırılan borçların vade tarihi geldiği halde ödenmemesi üzerine yapılandırma işlemi iptal edilmiştir. 2011 yılına ilişkin muhtelif vergi ve cezaların asıl borçlu şirketten tahsil imkânı bulunmadığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : ... Grup Otomotiv Servis Hizmetleri Limited Şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine kesinleşmiş tüm borçlarının 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulması mümkün bulunmamaktadır. Yapılandırmanın, ihlal edilmesi nedeniyle iptal edilmiş olması da belirtilen duruma ilişkin olarak herhangi bir değişikliğe yol açmayacaktır.
Bu nedenle, uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının asıl borçlu şirketin 6552 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvurusuna istinaden yapılandırıldığı tarihte ve ihlal edilmesi nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği tarihte şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığından, ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.…Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz. XX - KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında vergi mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, ısrar kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.