Aramaya Dön

Danıştay 3. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/3754
Karar No
K. 2023/3083
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/3754 E.  ,  2023/3083 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/3754
Karar No: 2023/3083
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, ticaret sicilinden 12/09/2014 tarihli karar ile re'sen silinen ... Gıda İnşaat ve Tekstil Sanayi Ticaret Pazarlama Limited Şirketinin 2011 ve 2012 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ...; ... tarih ve ..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ... , ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ...., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece dosyaya ibraz edilen ihbarnamelerin 2016 ve 2017 yıllarında asıl borçlu şirket adına düzenlendiği, asıl amme borçlusu ... Gıda İnşaat ve Tekstil Sanayi Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'nin ise ... Ticaret Odası kayıtları ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 17/09/2014 tarih ve 8655 sayılı nüshasına göre, 12/09/2014 tescil tarihli karar ile re'sen terkin edilerek ticaret sicilinden silindiği, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin ise asıl borçlu şirket tüzel kişiliğinin kaydının ticaret sicilinden silindiği tarihten sonra düzenlenerek tebliğ edildiği, tüzel kişiliği sona eren ve artık hukuk aleminde var olmayan şirket adına tesis edilen işlemlerin hukuken geçerli sayılması ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin tanzim ve tebliği ile söz konusu ihbarnamelere dayanılarak herhangi bir vergi veya cezanın tarh ettirilmesi mümkün olmadığından, ortada kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilmeyeceğinden davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu asıl kamu borçlusu ... Gıda İnşaat ve Tekstil Sanayi Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'nin 12/09/2014 tescil tarihli karar ile re'sen terkin edilerek ticaret sicilinden silinmesi üzerine 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ait dava konusu ödeme emirleri içeriği alacaklara ilişkin tarhiyatlarla ilgili ihbarnamelerin davacı adına düzenlenerek tebliğe çıkartıldığı ancak davacının adresine posta yoluyla tebliğ edilememesi üzerine ilanen (27/10/2017 ve 09/11/2016 tarihli ilan zaptına göre) tebliğ edilerek kesinleştirildiği ve kamu alacaklarının ödenmediğinden bahisle tahsili için dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiğinin anlaşıldığı olayda, davalı idarece dosyaya sunulan alacakların dayanağı olan ve adreste bulunmama nedeniyle iade olan tebliğ alındılarının tamamının, 213 sayılı Kanun'da belirtildiği usulde adreste bulunamama halinin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyetinden biri veyahut zabıta huzurunda taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza atılmak suretiyle tespit olunacağı kuralına uygun düzenlenmediği, tebliğ alındısı üzerinde sadece dağıtıcının imzasının olduğu görüldüğünden, ihbarnamelerin ilanen tebliğ öncesi posta yoluyla usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden ve ihbarnameler içeriği vergi ve cezaların kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, bu durumda, dönemlerinin 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin olduğu dikkate alındığında 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihlerine kadar usulüne uygun olarak tarh ve tebliğ edilmediğinden, söz konusu amme alacaklarının tarh zamanaşımına uğradığı, zaman aşımına uğramış amme alacaklarının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak davalı idare İstinaf isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarelerince yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 3. maddesinde, "tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı", amme borçlusunun haczedilen malvarlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacakları şeklinde tanımlanmış, aynı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." hükmü öngörülmüş, 55. maddesinin 1. fıkrasında ise amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri hususunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiştir.

Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle adına düzenlenen ödeme emirleriyle takip edildiği olayda, amme alacağının, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borcu karşılayacak mal varlığı bulunmayan şirket tüzelkişiliğinden tahsiline çalışılmasının sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ilgili olduğu dönemde kanuni temsilci olduğu ihtilafsız olan davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, yazılı gerekçeyle dava konusu ödeme emirlerini iptal eden temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.