Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı yasanın 32. maddesinin 17.04.2008 tarih 5754 sayılı yasanın 20. maddesiyle değişik 2. fıkrasının (a) bendi “En az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,...” olanlara ölüm aylığı bağlanacağı hükmünü, anılan yasanın ‘Aylık ve gelirlerin birleşmesi’ başlığını taşıyan 54/a-5. maddesinin ise “Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden yada ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı” nın bağlanacağı hükmünü içermesine, 01.09.1999 tarihinde vefat eden Bağ-Kurlu muris kocadan dolayı davacıya ölüm aylığı bağlanmasına, davacının Bağ-Kur emeklisi babasının ise 21.06.2013 tarihinde vefat edip babadan ölüm aylığı bağlanmasına yönelik talebin Kurumca reddedilmesine, babanın ölümünün 5510 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden sonra gerçekleşmiş olması karşısında, mahkemece, 5510 sayılı yasanın 54/a-5. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmaksızın yazılı biçimde davanın kabule hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. O halde davalı Kurum avukatının bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
30.09.2014 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K5510 md.5 K5754 md.20 K5510 md.32