31. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b-2 Mad. Uyarınca Kararın
Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2023
NUMARASI : 2022/990 Esas - 2023/402 Karar
DAVACI-KARŞI DAVALI :
VEKİLİ
DAVALI-KARŞI DAVACI :
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl ve birleşen dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA
Davacı - karşı davalı vekili; taraflar arasında imzalanan 01/01/2013 tarihli sözleşme ile, davalı iş sahibi tarafından inşaat işleri ve mekanik işlerin müvekkiline ihale edildiğini, mekanik işler sözleşmesinin 4.maddesinde birim fiyatlı işler bedelinin 571.961,00 TL + KDV 'sinin nakit kalan kısmının... içerisindeki Z16 dükkan tapusu verilerek ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, inşaat işler sözleşmesinin 4.maddesinde birim fiyatlı işler bedelinin 302.600,00 TL+ KDV'sinin nakit kalan kısmının E blok 2 nolu ve E blok 1 nolu dairenin tapusu verilerek ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, ayrıca C,D,E bloklardaki merkezi kalorimetrelerin kurulumu, daire içi kollektör bağlantılarının yapılması, sinyal kablolarının çekilmesi ve sistemin çalışır durumda teslim edilmesi için taraflar arasında ek sözleşme yapıldığını, bunun bedelinin ödenmediğini, iş sahibi tarafından işin kabulü yapıldığını, söz konusu kooperatifte yaşam başlamasına rağmen işin bedelinin ödenmediğini, tarafların 20/04/2016 tarihinde bir araya gelerek kesin hesap çıkartıldığını, 20/04/2016 tarihi itibariyle 347.276,00 TL 'nin müvekkili şirketin davalı iş sahibinden alacaklı olduğu hususunda mutabık kalarak mutabakat zaptı imzalandığını, davalı iş sahibinin müvekkili şirketin 347.276,00 TL alacağını 7 gün içerisinde ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen halen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, müvekkili şirket tarafından gerek sözleşmeler kapsamında gerekse ekstra yapılan imalatlar sebebiyle şimdilik 100.000,00 TL alacağın 27/04/2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 14/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile de, talebini 347.276,00 TL'ye çıkararak, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı - karşı davacı vekili; davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri ile davacı firma arasında yapıldığı iddia edilen 20/04/2016 tarihli uzlaşma zaptı bulunduğu iddiasının sözleşme hükümlerini yerine getirmeyen, eksik ve kusurlu pek çok imalat bırakan kooperatife karşı borçlu ve sorumlu konumundaki davacı firmanın sonradan ürettiği ve kendisiyle birlikte eski yönetim kurulu üyelerinden ikisini ceza hukuku anlamında sorumluluk altına koyan bir iddia olduğunu, anahtar teslim götürü bedel sözleşmeye dahil olan imalatlar için sonradan ekstra işler yapıldığı iddiası ile mükerrer bedel istenmesinin, sözleşme ilkelerine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiş, karşı dava yönünden ise, müvekkili kooperatif ile davacı firma arasında yapılan sözleşmeler, yapılan ve yapılmayan işlerle bunlara dair hakedişler, nakit veya gayrimenkul ödemeleri ile fazla yapılan ödemeler dikkate alınarak, fazlaya ilişkin hakları ve duruma göre yeni delil sunma yetkileri saklı tutulmak şartıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın karşı taraftan alınarak kendilerine verilmesini, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı ve diğer resmi kurum birim fiyatlarıyla yeniden imalat bedellerinin tespiti ile mahkemece tayin edilecek gayrimenkul değerleme şirketleri eliyle tapudan devri verilen gayrimenkullerin gerçek değerlerinin tespitine karar verilmesini, yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Davacı karşı davalı yüklenici olup davalı karşı davacı ise davacı ise iş sahibidir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davacının Ankara ili Bağlıca ilçesinde bulunan 3 adet yapıya ilişkin inşaat, mekanik, kolorimetri işlerini üstlendiği, ayrıca ekstra işler de yaptığı, bunun üzerine tarafların 20/04/2016 tarihi itibariyle bir araya gelerek mutabakatname düzenledikleri, bu mutabakatnameye göre davacının 20/04/2016 tarihi itibariyle 347.276,00TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporundan, taraflar arasında 3 adet sözleşme bulunduğu, bu sözleşme uyarınca yapılan işin 1.365.406,00TL olduğu, yapılan ödemenin ise 1.018.130,00TL olduğu, bu itibarla yapılan ödemeler sonucu davacının 347.276,00TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki mutabakat da bu yöndedir. Davalı yan mutabakatnamenin geçerli olmadığını, davacının eksik-hatalı ve hiç yapılmayan işlerinin bulunduğunu savunmaktadır.
Mahkememizce mutabakatnamenin düzenlendiği 20/04/2016 tarihi itibariyle kooperatifin temsil ve ilzam durumuna ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğünden kayıtlar dosyaya kazandırılmış ve incelenmesinde, 26/07/2015 tarihli Genel Kurul kararı ile 1 yıl süreyle ... Yönetim Kurulu üyesi seçilmişler ve bu üyelere müşterek 2 imza ile temsil yetkisi verilmiştir. İmza sirkülerinden ve mutabakatname aslının incelenmesinden mutabakatnamenin kooperatif adına ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. İmzaya itiraz bulunmadığından yalnızca yetkiye itiraz bulunduğundan ve o dönem ki temsil yetkisine göre mutabakatnamenin geçerli olarak düzenlendiğinden, sahteliği de ispat edilemediğinden mutabakatname esas alınarak asıl davanın kabulü gerektiği kabul edilmiştir. Davacı yan davasını ıslah etmişse de davalı ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesne göre eser sözleşmesi nedeniyle hak talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresinin başlangıcı ise eserin teslim tarihinden itibaren başlamaktadır. Dava kısmi dava olarak açıldığından ve ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu" gerekçesi ile, asıl davanın kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı - karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın TBK.
146.maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, yine sözleşme dışı yapılan iş ve işlemlerde vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu alacak kalemlerinin de 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, taraflar arasında 20/04/2016 tarihinde müvekkilinin alacağına dair mutabakat oluşturulduğunu, zamanaşımı süresinin 20/04/2016 tarihi itibariyle kesilmiş olduğunu, sürenin bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayacağını, müvekkilinin alacağı bakımından zamanaşımı süresinin 20/04/2026 tarihinde dolacağını, taleplerinin zamanaşımına uğramadığını, yerel mahkemece bu hususa ilişkin yapılan tespitlerin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-Karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldüğü sırada, mahkemenin 16/04/2019 tarihli 2 nolu ara kararıyla, davacı - karşı davalı tarafa yeniden yapılan işlerin kalem kalem belirtilmesi yönünde ihtaratlı davetiye çıkarıldığını, ancak 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça bu ihtara uyulmadığını ve süresinde herhangi bir cevap verilmediğini, dolayısıyla, dosyada kesin süreye uymayan davacı - karşı davalı tarafın taleplerinin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece bu hususun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, 24 yıl süren kooperatif yöneticiliği ardından 24/04/2016 tarihinde yapılan Kooperatif Genel Kurulu’nda hesapların ibra edildiğini, yönetimi bırakmak zorunda kalan kooperatifin eski iki yöneticisinin, anlaşılmayan bir sebeple, yönetimde bulunmadıkları 24/04/2016 tarihinden sonra kooperatifi ilzam edecek ve zarara uğratacak şekilde 20/04/2016 tarihinde .... San ve Tic. Ltd Şti lehine "Muatabakat Zaptı" adı altında sahte bir borç belgesi düzenlediklerini, bu zaptın dosyada karara esas alınan tek dayanak olduğunu, mutabakatın sadece tutara ilişkin olduğunu, taraflar arasında imalatların kabulüne ilişkin bir mutabakat söz konusu olmadığını, daha önce ... firmasıyla yapılan üç sözleşmeye dahil olup da hiç yapılmayan, eksik bırakılan, site yönetimleri ve kooperatifçe tamamlanan pek çok imalat bulunduğunu, yetkili Doğalgaz Firması Ekpertiz Raporu ve Kooperatif Teknik Personellerinin Tespit Raporu beraberinde ilgili firmaya resmi tebligat ile bildirildiğini, ancak bir sonuç alınamadığını, bu belgelerin mahkemeye delil olarak da sunulduğunu, yerel mahkeme alınan bilirkişi raporunda kooperatif ve site yönetimlerinin ... firmasının eksik imalatlarını tamamlamak için yaptığı harcamaları tevsik eden sözleşme, tutanak, ekspertiz raporu, fatura ve banka ödeme dekontlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve karşı dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında 01/01/2013 tarihinde taşeron sözleşmesi başlıklı bir sözleşme imzalanmıştır. Davacı sözleşmede belirtilen işleri ve sözleşme dışı işler yaptığını, taraflar arasında 20/04/2016 tarihli mutabakat belgesi de bulunmasına rağmen, alacaklarının tam olarak ödenmediğini iddia ederek, alacak istemiştir. Davalı ise kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri ile davacı arasında düzenlenen mutabakat belgesinin gerçek bir alacağı yansıtmadığını, davacının eksik ve kusurlu işler de yaptığını savunarak, davanın reddini istemiş, mahkemece ıslah ile artırılan alacak kısmının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava dilekçesi ile talep edilen 100.000,00 TL üzerinden asıl davanın kabulüne; karşı davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2021/3130 Esas, 2021/2836 Karar)
Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davacının ... ilçesinde bulunan 3 adet yapıya ilişkin inşaat, mekanik, kolorimetri işlerini üstlendiği, ayrıca sözleşme dışı işler de yaptığı, bunun üzerine tarafların 20/04/2016 tarihi itibariyle bir araya gelerek mutabakatname düzenledikleri, bu mutabakatnamede davacının 20/04/2016 tarihi itibariyle 347.276,00TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 3 adet sözleşme bulunduğu, bu sözleşme uyarınca yapılan işin 1.365.406,00TL olduğu, yapılan ödemenin ise 1.018.130,00TL olduğu, bu itibarla yapılan ödemeler sonucu davacının 347.276,00TL alacağının bulunduğu, taraflar arasındaki mutabakat belgesinin de aynı doğrultuda olduğu belirtilmiştir.
Davalı mutabakatnamenin geçerli olmadığını, davacının eksik ve hatalı işleri bulunduğunu savunmaktadır. Mutabakatnamenin düzenlendiği 20/04/2016 tarihi itibariyle kooperatifin temsil ve ilzam durumuna ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğünden kayıtlar incelendiğinde, 26/07/2015 tarihli Genel Kurul kararı ile 1 yıl süreyle ...'un davalı kooperatifin yönetim Kurulu üyesi seçildikleri görülmektedir. İmza sirkülerinden ve mutabakatname aslının incelenmesinden mutabakatnamenin kooperatif adına ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Mutabakatnamedeki imzalara bir itiraz bulunmamaktadır. Mutabakat tarihindeki temsil yetkisine göre mutabakatnamenin geçerli olarak düzenlendiği, bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusu üzerine yapılan kovuşturma üzerine KYOK kararı verildiği anlaşılmaktadır. Belgenin sahteliği ispat edilemediğinden mutabakatname esas alınarak davacı alacağının belirlenmesi gereklidir. Mahkemece ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, dava dilekçesi ile istenen 100.000,00 TL üzerinden asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TBK 147/6 maddesine göre, kural olarak eser sözleşmesinde 5 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. Ancak sözleşme dışı yapılan işler vekaletsiz iş görme hükümlerine tabi olduğundan, bunlar hakkında 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. Taraflarca imzalanan mutabakat belgesinde davacının 347.276,00 TL alacağı bulunuduğu, bunun 261.395,00 TL+ KDV'nin sözleşme dışı iş, 90.900,00 TL'nin de ekstra imalat olduğu belirtilmiştir. Bu iki kalemden kaynaklanan alacaklar için 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Mutabakat belgesi 20/04/2016 tarihli olup, ıslah ise 14/02/2023 tarihinde yapılmıştır. 10 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmamıştır. Mahkemece ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı yönündeki gerekçesi hatalıdır. Bu nedenle Dairemizce asıl davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davalı- karşı davacı eksik ve kusurlu iş iddiasını ortaya koyan bir mahkeme tespiti, karşı taraf imzalı bir belge sunamamış, bu iddiasını yasal deliller ile kanıtlayamamıştır. Bu nedenle mahkemece karşı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, Dairemizce karşı davanın reddine karar verilmiştir.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacı - karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2.Davalı - karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,
3.Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/990 Esas, 2023/402 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
4.Asıl davanın KABULÜNE, 347.276,00 TL'nin 100.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 247.276,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 14/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5.Davalı taraftan asıl dava yönünden alınması gereken 23.722,43 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 22.014,68 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6.Davacı tarafça peşin yatırılan 1.707,75 TL harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 54.091,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8.Davacı tarafça ödenen 358,05 TL tebligat ve posta gideri, 253,80 TL keşif harcı, 80,00 TL keşif araç ücreti ile 3.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.891,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
9.Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
10.HMK. 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
11.Karşı davanın REDDİNE,
12.Karşı dava yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,80 TL harcın mahsubu ile, bakiye 256,80 TL harcın karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
13.Davacı- karşı davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı- karşı davacıdan alınarak, davacı- karşı davalıya verilmesine,
14.Davalı- karşı davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
15.HMK. 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, İstinaf incelemesi yönünden;
16.Davacı - karşı davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı - karşı davalıya iadesine,
17.Davalı - karşı davacı tarafından asıl dava yönünden alınması gereken 23.722,43 TL istinaf karar harcından peşin ödenen 899,77 + 807,98 toplamı 1.707,75 TL'nin mahsubu ile, bakiye 22.014,68 TL istinaf karar harcının davalı - karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
18.Davacı - karşı davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı yargılama giderinin davalı - karşı davacıdan alınarak, davacı - karşı davalıya verilmesine,
19.Davalı - karşı davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)