54. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
54. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
DOSYA NO: 2024/1036
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/12/2023
NUMARASI: 2023/734 - 2023/1091
DAVANIN KONUSU: Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
İSTİNAF TARİHİ: 22/01/2024
Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.
İstinaf sebepleri:
Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece davaya konu uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkili banka tarafından geçerli bir protokolün varlığı kanaati ile davalıya ödeme yapıldığını, fakat taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi bulunmadığını, taleplerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığını, davalı kurum kendi tasarrufunda bulunmayan yer için protokol yapmak suretiyle müvekkilden haksız olarak çıkar sağladığını, müvekkil banka tarafından geçerli bir protokolün varlığı kanaati ile davalıya yapılan ödeme davalının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verildiğini, taraflar arasındaki protokolün geçerli olabilmesi için her şeyden önce sözleşme yapma yetkisine sahip idarece imzalanması gerektiğinin açık olduğunu, mahkeme tarafından hatalı değerlendirme yapılarak görevsizlik kararı verildiğini, haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yargılama konusu olayda:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili bankanın Alibeyköy/İSTANBUL şubesi ile davalı kurum arasında 19/03/2014 tarihli protokol düzenlendiğini, söz konusu protokol ile davalı kurumun müvekkiline ... Mahallesi ... Bulvarı ... Sokak Kesişimi ... parkına ATM kurulumu için yer tahsis edeceği müvekkili banka tarafından ise 3 yıllık peşin kira bedeli olarak 45.000,00 TL ödeme yapılacağı kararlaştırıldığını, müvekkili banka tarafından davalı kuruma protokole istinaden 19.03.2014-19.03.2017 tarihleri için yıllığı 15.000 TL'den 45.000 TL peşin kira ödemesi yapıldığını, T.C. İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ve müvekkiline iletilen ecrimisil ihbarnamesi ile protokole konu adresinde içinde bulunduğu 6328 ada, 3116 parselin tamamının Hazine arazisine ait olduğu gerekçesi ile ecrimisil bedeli ödenmesi talebinde bulunulduğunu, bankaca bu tutarın ödendiğini, müvekkili banka, davalı kurum tarafından kira bedeli karşılığında ATM kurulumu için tahsil edilen yerin Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığına ait hazine arazisi olması nedeniyle ecrimisil bedeli ödemek durumunda bırakıldığını, davalı kurum tasarrufunda bulunmayan bir yer için protokol yapmak suretiyle müvekkilinden haksız olarak kira bedeli tahsil ettiğini, bu durum müvekkili banka tarafından mükerrer kira ödemesi yapılarak davalı kurumun sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini beyanla davanın kabulü ile sebepsiz zenginleşmeye konu 45.000,00 TL'nin 3095 Sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte müvekkii bankaya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olmadığını, davada Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını, davacının köklü ve büyük bir ticari işletme olarak basiretli tacir hükümlerine göre hareket etmesi gerekirken huzurdaki davada müvekkili belediyeye sorumluluk yüklemek istediklerini, müvekkili belediyenin söz konusu protokolde paranın aktarılacağı kararlaştırılan spor kulubü ile bütçesel bir ortaklığı olmadığından spor kulübüne yapılan bir ödemenin müvekkiline çıkar sağlaması mümkün olmayıp müvekkilinin sebepsiz zenginleşen taraf olmadığını beyanla öncelikle davanın husumetten reddini, davanın zamanaşımı yönünden reddini, huzurdaki davanın görev ve yetki yönünden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise huzurdaki haksız ve dayanaksız davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
Mahkeme; "dayanak alacağın taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinden kaynaklandığı, 6100 sayılı HMK'nun 4/1-a maddesindeki tüm kira ilişkilerini kapsayan yasal düzenleme gereğince iş bu davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesinde dava şartları arasında sayıldığı, kamu düzeninden olup resen dikkate alınmasının gerektiği gözetilerek mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine..." karar vermiştir. Kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan incelemede: Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
HMK 4/a maddesi gereğince "kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde" görüleceğinin düzenlenmiştir. Somut olayda; taraflar arasında banka ATM kurulumu için kira protokolü düzenlendiği, davanın, ödenen kira alacağının istirdadı istemine ilişkin olup uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen 19.03.2014 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca çözümlenmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisine dayandığının kabulü gerektiği, (Emsal: Yargıtay 6 HD-2016/9961 Esas, 2016/7230 Karar), Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Davacı taraf harçtan muaf olduğundan istinaf aşamasında yatırmış olduğu harçların talep halinde kendisine iadesine, İstinaf masraflarının istinaf talebinde bulunanın üzerinde bırakılmasına, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 14/03/2024