6. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi aksine davacıdan alacaklı olduğunu, Konya Mavi HES Projesi kapsamında Trafo Merkezi İnşaatı İşi’nde taşeron firma olarak çalışan müvekkil şirketin, bir kısım işlerin yapılması konusunda davacı ile birlikte hareket ettiğini, davacı şirket tarafından düzenlenen sırasıyla; 18.06.2020 tarih, ... no'lu, 247.802,30 TL bedelli; 22.07.2020 tarihli, ... no’lu, 182.230,82 TL bedelli; 09.09.2020 tarihli,... no'lu, 310.852,20 TL bedelli faturaların karşılığının, müvekkil şirket tarafından faturanın düzenlendiği aynı gün davacıya ödendiğini, davacının icra takibine konu ettiği 09.06.2021 tarihli,.... no'lu ve 254.341,50 TL bedelli fatura ile 09.06.2021 tarihli, ... no'lu ve 26.781,67 TL bedelli faturaya istinaden müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığından ilgili faturaların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 21/2 fıkrası uyarınca yasal süresi içerisinde sistem üzerinden reddedildiğini, davacı tarafından düzenlenen ve müvekkil şirket tarafından kabul edilen faturalara istinaden yapılan ödemeler haricinde müvekkili şirket tarafından davacıya, 22.07.2020 tarihinde 77.769,18 TL, 11.01.2021 tarihinde 42.000,00 TL olmak üzere toplam 119.769,18 TL tutarında avans ödemesi yapıldığını, davacı tarafından düzenlenen en son fatura olan 17.07.2021 tarihli, ... no'lu ve 98.242,68 TL bedelli fatura karşılığının, davacıya ödenmiş olan toplam 119.769,18 TL avans tutarından mahsup edildiğini, böylece ticari defter ve kayıtlara göre cari hesapta müvekkili şirketin davacıya borçlu değil, aksine 21.526,50 TL tutarında alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "…Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı açık hesap şeklinde yürütülen ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu yazılı ya da kesin delillerle ispatlamak zorundadır. Davacı, usulüne uygun tuttuğu defter kayıtlarına göre alacaklı ise de, bu kayda itibar edilebilmesi için aynı şartlarda tutulmuş davalı defter kayıtlarıyla uyumlu olması gerekir. Davalı defter kayıtlarına göre ise davalı 21.526,50 TL tutarında davacıdan alacaklıdır. Defter kayıtları arasındaki bu uyumsuzluk, davacı tarafından tanzim edilen 09/06/2021 tarihli 254.341,50 TL bedelli fatura ile aynı tarihli 26.761,67 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı defterlerinden kayıtlı olmamasından ve davacının 2021 yılı defterlerindeki davalının 77.769,18 TL tutarında davacıdan alacaklı olduğuna ilişkin açılış kaydından kaynaklanmaktadır. 09/06/2021 tarihli 254.341,50 TL bedelli fatura ile aynı tarihli 26.761,67 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması karşısında davacının bu faturalara konu hizmeti sunduğunu ispatlaması gerekir. Ancak davacı tarafça bu yönde bir delil ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla davacı defterlerindeki bu iki adet faturaya ilişkin kayda itibar edilmesi mümkün değildir. Bu faturaların toplam bedeli 281.103,17 TL olup, bu faturalara ilişkin kayda itibar edilmediğinden (259.596,67 - 281.103,17 = - ...) davacının bakiye alacağının bulunmadığı kabul edilmiştir. Davacı, açıkça yemin deliline dayandığından kendisine yemin delili hatırlatılmış, davacının yemin teklifi uyarınca isticvabına karar verilen davalı şirket temsilcileri borçlu olmadıklarına dair yemin etmişlerdir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap