Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının bahse konu takipte borçlu sıfatıyla kayıtlı olduğunu, ancak bu sıfatın oluşması için hukuka uygun bir borç ilişkisinin varlığı söz konusu olması gerektiğini, ancak taraflar arasında borç ilişkisi mevcut olmadığından *borçlu” sıfatı da oluşmadığını, davacı ile davalı arasında iddia edilen borcu doğuran bir hizmet/satış sözleşmesi veya davalının borçlu kılan bir ilişki mevcut olmadığını, davacının ilgili takip talebi ekinde cari hesap ekstresi olduğu ve davalı davacı şirkete bakiye 150.521,80 TL borcu olduğu iddia edilmişse de; tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen iddia olunan borcun varlığına ilişkin belgenin varlığı, borcun mevcudiyetine delalet etmediğini, davacı şirket, iddia olunan borca dayanak hukuki ilişkisini kanıtlar nitelikte sözleşme, ticari ilişkide düzenlenmesi TTK'ya göre zorunlu olan fatura ya da herhangi bir surette borcun dayanağı yazılı belge ya da senede davaya konu icra takibinde dayanmadığını, davaya konu ilamsız icra takibinde iddia olunan borcu kanıtlayamadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.