T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.07.2020 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, ZMMS Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı araç ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından 15.04.2021 tarihinde 88.028,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin yetersiz olduğunu belirterek davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakların saklı kalması kaydıyla; 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri, 500,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 8.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava öncesi aynı poliçeye dayanılarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2021.E.135296 sayılı başvuru ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talep edildiğini, yapılan yargılama sonucunda; K-2021/135288 sayılı karar ile; başvurunun reddine karar verildiğini, akabinde davacı tarafından K-2021/135288 sayılı karara itiraz edildiğini, itiraz doğrultusunda Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu 2021/İHK-45717 sayılı karar ile davacının itirazlarının reddedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu 2021.E.135296 sayılı davası ile işbu davanın taraflarının, konusunun ve dava sebebinin aynı olduğunu, bu durumda huzurda görülen başvuru için 2021/İHK-45717 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararının kesin hüküm teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle; aynı olaya, taraflara ve talebe ilişkin görülen yargılama kapsamında verilen kararın kesinleştiği gözetilerek huzurdaki haksız davanın dava şartı yokluğundan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kesin hüküm nedeniyle HMK'nın 114/1-i ve 115/1.maddeleri gereğince usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; K.T.K'nın 111. Maddesi gereğince her ne kadar sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olması halinde 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iptal edilebileceğini, davacının hak kaybına uğramaması adına ve zararının tamamının karşılanabilmesi adına 2 yıllık hak düşürücü süre dolmadan yeniden başvuru yapma zorunluluğu bulunduğunu, dosyanın aktüer bilirkişiye tevdii edilip müvekkiline yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda, 03.07.2020 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır. ( HMK m.114/1-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (6100 sayılı HMK m.115/2) HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Konuya ilişkin Yargıtay HGK'nun 2019/(7)9-759 Esas ve 2021/1663 Karar sayılı kararında " Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dâhil bütün mahkemeleri bağlar. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse mahkemeler aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan hüküm ile bağlıdırlar; aynı uyuşmazlığı bir daha (yeniden) inceleyemezler; bu haliyle kesin hüküm bir def’i değil itirazdır. Bu bağlılık kural olarak hüküm fıkrasına münhasırdır ve gerekçeye sirayet etmez. Ancak gerekçe hükme ulaşmak için mahkemece yapılan hukukî ve mantıki tahlil ve istidlallerden (delillerden yargıya varma) ibaret kalmayıp, hüküm fıkrası ile ayrılması imkânsız bir bağlılık içinde bulunuyor ise istisnaen bu kısmın da kesin hükme dahil olduğunu kabul etmek gerekir. Hangi gerekçenin hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olduğu her olayın özelliğine göre belirlenir. (HGK'nın 06.05.2018 tarihli ve 2017/19-1628 E.-2018/1098 K. sayılı kararı) Maddi anlamda kesin hükmün amacı da bu hali ile mahkeme kararlarına güvenilmesini ve uyulmasını sağlamak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kararın maddi anlamda kesinleştiği andan itibaren geleceğe yönelik olarak sona erdirmek ve nihayet çelişkili kararlar verilmesini önleyerek toplum hayatında hukukî istikrar ve güvenliği tesis etmektir." açıklamasına yer verilmiştir. Dosya kapsamında bulunan, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 08/10/2021 tarih, 2021/135296 Esas, 2021/135288 Karar sayılı kararının incelenmesinde; başvuranın davacı ..., karşı tarafın davalı ... Sigorta A.Ş. olduğu, 03/07/2020 tarihinde gerçekleşen ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması ile gerçekleşen trafik kazasında yolcu olan başvurucunun yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri olmak üzere şimdilik toplam 5.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 08/10/2021 tarihli kararı ile başvuranın talebinin reddine karar verdiği, başvurucunun itirazı üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 02/01/2022 tarih 2021.i.40072 Esas ve 2021/İHK-45717 karar sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizce Sigorta Tahkim Komisyonuna yazı yazılarak İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı yasa yoluna başvuru yapılıp yapılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabında tarafların temyiz başvuruları hakem kararı saklama dosyaları üzerinden yaptıklarından kararın kesinleştiğine ilişkin kesin bilgi verilmesinin mümkün olmadığı, ancak belirtilen dosyada mahkemeye tevdii talebi bulunmadığı, bu sebeple hakem kararı saklama dosyası oluşturulmadığı bildirilmiştir. Bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükümden söz edebilmek için kesinleşmiş tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının 03/07/2020 tarihinde gerçekleşen kaza nedeni ile ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebi ile başvuru yapması üzerine talebin reddi yönünde verilen kararın itiraz yolundan da geçerek kesinleştiği, eldeki davada da ... Sigorta A.Ş.'ye aynı kazaya bağlı olarak aynı taleplerle tazminat davası açıldığı anlaşıldığından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı, kesin hüküm sonucunu oluşturduğundan mahkemece bu talepler yönünden yeniden inceleme konusu yapılamayacağından davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki tedavi gideri talebi Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru sırasında talep edilmemiş olup, eldeki davada talep edildiğinden tedavi gideri bakımından kesin hükmün sonuçları oluşmadığı halde bu talebi de kapsar şekilde usulden red kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/02/2024