2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kooperatif yönetiminde geçen davalıların haksız ekonomik çıkar amaçlı örgütlenmesi ile müvekkilin 2 daire üzerindeki hakkını, ortaklık senedine dayanan hakkını, yaptığı ödemeyi neticesiz bırakmak için haksız fiil niteliğindeki uygulamalarını ortaya koyan 20.10.2018 tarihli kooperatif genel kurul kararlarının ve müvekkilin 2 daire üzerindeki ortaklık hakkını ihlal eden tüm yönetim kurulu kararlarının iptali, müvekkile ait taşınmazların bakımından 3. kişilere yapılan muvazaalı satışın iptali ve müvekkili adına tesciline, tescil mümkün olmadığı takdirde taşınmazların değerinin bedele dönüştürme ile denkleştirici adalet ilkesi yolu ile en yüksek banka mevduat faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlık sadece taşınmazın aynıyla ilgili olmayıp davacının davalı kooperatif ve diğer davalılar ile olan üyelik ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Nitekim davacı davalı kooperatifin yönetim kurulu kararının iptali yönünde ve ayrıca buna bağlı olarak davacıya ait taşınmazların muvazaalı satışı nedeniyle tapusunun iptalini kendi adına tescilini talep etmiş, davayı hem kooperatife hem taşınmazı devralan kişiye yöneltmiştir. Davanın konusu dikkate alındığında uyuşmazlığın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK m.14 hükmüne göre, kooperatifin ortaklarına ya da ortakların bu sıfatla diğer ortaklar veya kooperatife açacağı davalarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Anılan yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesin nitelikte olduğundan, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece re'sen dikkate alınması da gerekir. Dosyada bulunan Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarından ve en son 02/11/2018 tarihli sicil gazetesi içeriği dikkate alındığında kooperatifin dava tarihi itibariyle merkezinin .../İstanbul olduğu anlaşılmıştır. O halde mahkemece hem davalı kooperatif, hem de kooperatifin taşınmazı devrettiği diğer davalı yönünden davalı kooperatifin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu gözetilmelidir. (Yargıtay 23. HD 2014/...E. 2014/...K.; 2015/...E. 2016/...K.; 2014/...E.2015/1...K.; Yargıtay 11.HD 2006/...E. 2007/...K.sayılı kararları) Bilindiği üzere kesin yetki 6100 sayılı HMK m.114/f.1 (ç) hükmü uyarınca dava şartı olup HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca her zaman ve her aşamada ele alınması gerekli bir usuli durumdur. Yapılan açıklamalar karşısında davacının açmış olduğu davanın, HMK m.114/f.1 bend (ç) hükmü ve HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra yasal süresi içinde dosyanın talep halinde yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine, başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığında dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin ihtarına, HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine dair karar vermek gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın