12. Hukuk Dairesi

Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 15/02/2023 tarih ve 2022/47 E. - 2023/638 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA ), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09/01/2024 gününde oy çokluğuyla ile karar verildi. Karşı Oy Yazısı Şikayetçi borçlu, takibe dayanak bonoların Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında verildiğini, bu finansal kiralama nedeniyle alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğunu karşılıklı edimler içeren sözleşmede alacaklının kendi edimini yerine getirmediğini, bu bonoya dayalı kambiyo takibi yapılamayacağı için takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı takibe konu bonoların sözleşmeye dayalı olup, ödeme aracı olarak alındığını, sözleşme içeriğinde teminat kaydı bulunmadığını ileri sürerek istemin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da ilke olarak uygun bir borç ilişkisine bir illi ilişkiye dayanır. Senedin teminat amacıyla veya ifa amacı ile daha açık bir ifade ile mevcut bir borcu ifa için veya mevcut borcun yerine kaim olmak üzere verilmiş olabilir. Bir borç ilişkisi gereği, taraflardan biri lehine bir para alacağının doğacağı kesin olup bu sözleşmeden doğacak alacakların tahsili için bir kambiyo senedi verileceği öngörülmüş ise bu kambiyo senedinin teknik anlamda teminat gayesi ile değil, ifa uğruna (ifa amacıyla) verildiğinin kabulü gerekir. Senet ifa uğruna, temel borcun ifasını teminen düzenlenmiş olduğundan alacaklı öncelikle bu senede dayanak icra takibi yapmak ister. Teminat senedi verilmesi durumunda ise ya temel ilişkide bir alacağın doğup doğmadığı kesin değildir yada senedi düzenleyen kişinin borcu paradan başka bir edimdir. (Türk, A: Kambiyo Senedi Borçlusu tarafından Açılan Bedelsizliğe Ve Hükümsülüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Ünüversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2005, Cilt 7 S. 329-330: HGK 22.06.2021 tarihli 2017/12-357 E-2021/824 K). Senedin teminat senedi olup olmadığı yargılama sonucunda belli olacaktır; sonuçta bu senede dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz(Ülgen, H/Helvacı, M/Kendigelen, A/Kaya, A:Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 2015, s.148). Somut olayda takibe konu bononun finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle verildiği çekişmesidir. Her ne kadar alacaklı ödeme aracı olarak bonoyu aldığını ileri sürse de, söz konusu sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğu, borçlunun da, alacaklının sözleşmeden kendisine düşen edimini yerine getirmediği için bonodan doğan borcunun olmadığını ileri sürdüğüne göre alacaklının edimini yerine getirip getirmediği dolayısı ile alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır. Bu durumda takibe konu bononun ifa uğruna (amacıyla) değil teminat amacı ile verildiğinin kabulü zorunlu olup, borçlunun açıkça teminaten bono verildiğini belirtmesine de gerek yoktur. Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamayan hallerde borçlu bu iddiasını İİK'nın 168/5 ve 169/c maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir. Borçlunun takibe konu bononun teminat bonosu olduğu şeklindeki beyanı borca itiraz niteliğindedir( Kuru, B: İcra ve İflas Hukuku 2.C. İstanbul 1997, s.1715). Bölge Adliye Mahkemesinin borca itirazı kabul ederek İİK 169/a-5 gereğince takibin durdurulmasına karar vermesi isabetli olup onanması gerekirken İİK'nın 169/a maddesi uyarınca borcun olmadığı itfa veya imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispat edilemediği gerekçesi ile bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 09.01.2024

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap