4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/9457 E. , 2010/5942 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı-karşı davacı ... aleyhine 10/09/2000-26/09/2001 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem nedeniyle tazminatın dava ve karşı dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı-karşı davalının tüm, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava ve karşı dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava ve karşı davadaki istemlerin birer bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Davalı-karşı davacı, davacı-karşılık davalının kendisini yaralaması nedeniyle 2.000,00 YTL manevi tazminatın olay gününden itibaren yasal faizi ile alınmasını istemiştir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş ise de istek bulunmadığı gerekçesiyle, faiz konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilen tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Davalı-karşı davacı, karşı dava dilekçesinde kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesini istediğine ve zarar olay günü meydana geldiğinden isteminde haklı olduğuna göre, kabul edilen tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, kabul edilen manevi tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile faiz konusunda hatalı karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.