Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 30/06/2006 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/06/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili Av. ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Davalılardan ...'in sürücüsü olduğu biçerdöver ile davacılardan ...'nin sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması nedeniyle, motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların çocukları ve kardeşi ... yaşamını yitirmiştir. Yerel mahkemece, davalılardan ...'in biçerdöverin sürücüsü, diğer davalı ...'in ise işleteni oldukları benimsenerek, adı geçen davalılar ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) sorumlu tutulmuşlardır. Dosya arasında davalılardan ...'in kazaya neden olan biçerdöverin işleteni olduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Dava dilekçesi, davalılardan ...'e aynı yerleşim yerinde oturan eşine tebliğ edilmiş; adı geçen davalı dava dilekçesine yanıt vermemiş; davayı da takip etmemiştir. Davalının davaya cevap vermemiş olması davayı inkar anlamına gelir. Dava dilekçesine yanıt vermediği davayı takip de etmeyen davalılardan ..., davayı inkar ettiğine göre, aracın işleteni olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, eksik inceleme ile davalılardan ...'in işleten olarak sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.