8. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2015-23.03.2015 tarihli iddianameleri ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle açılan davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. 2. Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli kararı ile sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 2 kez 3.000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin, 08.12.2015 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza dairesinin .10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma sonrası, Mahkemece dosyanın seri muhakeme usulünün uygulanması için seri muhakeme bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. Sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmemesi üzerine yargılamaya devam edilmiştir. 5.Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli kararı ile sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 2 kez 3.000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Hazine vekilinin temyiz isteği, verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesine, vekalet ücretine hükmedilmesine, 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın yola işgali olmadığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın 193 Ada 6 sayılı parselin bitişiğinde bulunan köy tüzel kişiliğine ait yolun zemininde teraslama yapmak ve fidan dikmek sureti ile 496,34 m2 ve 176,00 metre karelik kısmını işgal ettiği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Bozma sonrası Mahkemenin 07.11.2022 tarihli 2022/515-701 sayılı dosyada sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Soruşturma Bürosuna gönderilmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi sekizinci fıkrası uyarınca durma kararı verildiği, sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmemesi üzerine Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın bu gerekçe ile gereğinin takdir ve ifası için bir müzekkere ile tekrar mahkemesine gönderilmesi gerekirken 09.01.2023 tarihli 2022/7098 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Mahkemece 2022/515 sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin yeni esas alınıp yargılama yapılması esasa etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Suçun temadi etmiş olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihleri olan 06.02.2015-23.03.2015 tarihleri olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 1.Sanık hakkında kurulan hükümlerde, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 28.09.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda, sanığın taşınmazının bitişiğinde bulunan Kızseki Köy Tüzel Kişiliğine ait yolun 421.68 metre karelik kısmına teraslama yaparak ve fidan dikmek sureti ile işgal ettiği ve keşif esnasında tecavüzün devam ettiği anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Hazine yararına, sanık aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümler fıkrasına "katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. kısmının II. bölümü gereğince 9.200,00 Türk Lirası maktu vekaletinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın