5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıkların üzerine atılı eylemle ilgili olarak ... (...) isimli kişi hakkında Adana C.Başsavcılığının 25/09/2006 gün ve 2006/12193 Esas sayılı iddianamesi ile güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında adı geçenin 27/06/2007 tarihinde sorgusunun yapılması, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 106. maddesinde “Bir suçtan dolayı yapılan ve müruru zamanı kesen muameleler o suçlarda her ne suretle olursa olsun iştiraki olup da aleyhlerinde takibat veya tahkikat yapılmamış olan kimseler hakkında dahi müruru zamanı keser.” şeklinde düzenleme bulunması, sorgu tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'da bu yönde bir düzenleme yok ise de yasa hükümlerinin bir bütün olarak uygulanması gerekmesi, öngörülen zamanaşımı süreleri dikkate alındığında 765 sayılı TCK hükümlerinin sanıklar lehine olmasına göre ... (...)'nun 27/06/2007 tarihli sorgusunun sanıklar hakkındaki zamanaşımı sürelerini de kestiği ve 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak oluşa uygun olarak işlendiği kabul edilen hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunun temas ettiği yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 22/03/2005'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın