8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Devrek Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka bir suç ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2018 tarihli kararına karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf itirazları yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; katılan mağdurda zeka geriliğinin olduğuna, kendini savunamayacak konumda bulunduğuna, Mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının gerektiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık ...'ın suç tarihinde Çaydeğirmeni merkezinde bulunan banklarda oturduğu esnada, önceden tanışık olduğu ve aralarında eskiye dayalı husumet bulunmayan, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki katılan ...'nın yüzüne vurarak doktor raporunda gösterilen basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sonrasında katılana "git başımdan" diyerek uzaklaştırmaya çalıştığı, rızası olmadığı halde beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak durumda olan katılan ...'yı ... isimli şahsın taksisine kolundan ittirerek cebir suretiyle bindirip evine gönderdiği ve katılanı bir yere gitme veya bir yerde kalma hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kanaatiyle sanık hakkında üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; "... Kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunun oluşabilmesi için kişinin bulunduğu bir yerden başka bir yere isteği dışında götürülmüş olması gerekir. Her ne kadar olayda katılan eve gitmek istemediği halde sanık tarafından taksiye bindirilerek evine gönderilmiş ise de katılan taksiye bindikten ve taksi hareket ettikten sonra sanığın egemenlik alanından çıktığı ve her zaman taksiyi durdurup inme imkanı olduğu halde inmeyip evine gittiği dolayısıyla kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Dava dosyası içeriği, müştekinin aşamalardaki anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, sanık savunmaları, Adli Tıp Kurumu raporları, doktor raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından beraat kararı verilmesinin usul, yasaya aykırı olduğuna, re'sen belirlenecek nedenlerle de sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 14.10.2020 kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Devrek Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın