Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/672
KARAR NO: 2024/149
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/10/2023
KARAR TARİHİ: 06/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı (İcra Dosyasının Borçlusu) tarafından Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi taraflarına tebliğ edildiğini, davalı ...'in Antalya İcra Dairesi’ ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkile 31/12/2018 tarihinde 21.240,00 TL değerinde çek keşide ettiğini ancak çekin karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafın yaptığı asıl alacak, faiz ve takip dayanağı belgeye itirazını ispat edecek, ödeme yaptığına ilişkin evrak, dekont v.s sunmadığını, müvekkilime takip dayanağı belgedeki borcuna dair herhangi bir ödeme yapılmadığını ve davalı tarafın ödeme hakkında herhangi bir belge sunmamasından dolayı başlatılan icra takibine konu borcun gerçek olduğu açıkça ortada olduğunu, bundan dolayı belirtilen borca davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; davaya konu icra dosyası, iş bu dosya arasına alınmıştır. Takip dosyasına bakıldığında, takibin ilamsız takip olduğu, dayanağın çek olduğu görülmekle, zaman aşımına uğramış çek nedeni ile ilamsız takip yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı, dilekçesinde, davalının ödeme yaptığına ilişkin bir belge sunmadığını, ispat külfetinin davalı üzerinde olduğunu beyan etmektedir.

Önemle belirtmek gerekir ki; Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). Taraf kendisi tarafından ispat edilmesi gereken vakıayı ispat edemezse, karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (KURU,Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulu, İstanbul 1990, C. 2, s. 1356 vd.) Türk Medeni Kanunu m. 6 usul hukukunda ispata ilişkin genel kuralı koymuştur. Buna göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Özetle; İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Çek, Türk Ticaret Kanununun üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. Türk Ticaret Kanununun 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. Türk Ticaret Kanununun üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, A /Göle, C: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s:221, 6102 sayılı TTK' nın 778 ve 6762 sayılı eTTK.’nın 690, 730. Maddeleri) Çek, Türk Ticaret Kanunu’nda tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir:Çek, kanunun öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna., E/ Göç Gürbüz, D: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s:268). Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracı ve bir havaledir.

Zamanaşımına uğramış çek delil başlangıcı teşkil eder. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Kanun maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, delil başlangıcının bulunduğu durumlarda, tanık dinlenebilir. Davacı tanık dinletmeyeceklerini beyan etmiştir. Dosyada, davacının iddiasını ispatlar bir delil yoktur.

Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak; davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Davacı tarafça yatırılan başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafça yatırılan 341,55 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 86,05 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,

5.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; zorunlu arabuluculuk ücretinin (sarf kararı yazılmamıştır) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine,

9.Kararın, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavvcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 216 gereği ve Yargıtay 1. HD'nin 2016/12476 E, 2019/2779 K sayılı emsal ilamı gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
06.03.2024 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Kanun 6102 sayılı TTK' nın 778 ve 6762 sayılı eTTK.’nın 690, 730. Maddeleri) Çek, Türk Ticaret Kanunu 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5941 sayılı Çek Kanunu K6102 md.730 K5941 md.823 HMK md.297/1 K6100 md.326 TTK md.778 K6325 md.26/2 K492 md.28