5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kanun yoluna başvurma hakkı bulunan Hazine vekili tarafından hükümlerin 13/10/2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği nazara alınarak 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak ve iddianamede zimmete yönelen anlatımlar gözetilerek sadece sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki zimmet suçundan açılan kamu davalarına katılma talebinin kabulüne, 30/06/2008 günlü celsede davaya katılmak istemediğini bildiren ...'ın temyiz hakkının olmadığı anlaşılmakla vekilinin ve sanıklar ... ve ...'in yüzlerine karşı verilen hükümlere yönelik müdafiilerin yasal süre geçtikten sonra 09/04/2010 tarihinde yaptıkları temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddine, CGK'nın 07/11/2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 19/10/2009 günlü kararda ise “yoklukta verilen hükme karşı temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı” gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık ... müdafiin 09/04/2010 tarihli dilekçesiyle yaptığı başvurunun süresinde yapılan temyiz istemi niteliğinde olduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... haklarında 1163 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıklara yüklenen 1163 sayılı Yasaya muhalefet suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar ... ve ... haklarında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet, ..., ..., ... ve ... haklarında evrakta sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarıyla ilgili kurulan hükümlerin incelenmesinde ise; Gürgenli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanı olan ..., başkan yardımcısı ... ile yönetim kurulu üyesi ..., ... ve ...'in görev yaptıkları 2001-2004 yılları arasında kooperatif ortaklarına peşin olarak satıp tahsil ettikleri 125.500 kg gübre bedeli olan toplam 44.101.000 TL'yi muhasebe kayıtlarına intikal ettirmeyip mal edinmeleri şeklindeki eylemlerin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla gübreyi 131 ortaklardan alacaklar hesabına borç kaydedip ortaklara vadeli satış yapılmış gibi göstererek bilgileri dışında onların yerlerine ..., Nevzat Yılmaz, ... ve ... tarafından sahte imzalar atılmak suretiyle sahte müşterek ve müteselsil kefaletli borç senetlerini düzenleyip bunları Ziraat Bankası Çayeli şubesine temlik ederek kredi almaları şeklindeki eylemlerin, ortakların borca yaptıkları itiraz üzerine senetler üzerindeki imzaların borçlu görünen kişilere ait olmadığına dair düzenlenen Adli Tıp Kurumu ve Kriminal Polis Laboratuvar raporları ile belirlenebildiği gözetildiğinde kooperatifin mal ve paraları üzerinde muhafaza ve denetim yükümlülüğü bulunan sanıklar ... ile haklarında bu eylemleriyle ilgili olarak karar yerinde tartışılıp herhangi bir hüküm kurulmamış olan ... ve ... bakımından suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 202/2. maddesine uyan “zincirleme nitelikli zimmet” suçunu oluşturacağı, borç senetlerini imzalayan sanıklar ... ve ... bakımından ise bu suça iştirak niteliğinde bulunduğu ve 27/07/2006 tarihi itibarıyla yönetimi devreden ..., ...'ın kooperatif kasasında bulunması gereken 5.627.15 TL'yi mal edinmeleri şeklindeki eylemlerinin de diğer zimmet eyleminin teselsülü niteliğinde olduğu gözetilip, kooperatif işlerini birlikte yürüten ... ile ... dışında kalan diğer kooperatif yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'in sorumlu tutulup tutulamayacakları hususunun kararda irdelenip tartışılması suretiyle lehe yasa karşılaştırmasının bunlara göre yapılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, Kabule göre de; Sanıklar ..., ... ve ... haklarında olayın oluş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumları gözönüne alınarak temel cezaların hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, eylemler ile orantılı olmayacak şekilde alt sınırdan tayini, 20/07/2006 tarihinde yeni yönetime kasada olması gereken 5.627.15 TL'yi devredemeyen ..., ... ve ...'nun zimmetlerinde görünen bu miktarın suç tarihi itibari ile az değerde olduğu gözetilip haklarında TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, ..., ... ve ...'ya zimmet suçundan hükmolunan hapis cezasına mahkümiyetlerin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmemesi, 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı zimmet suçunu işleyen ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Sahte müşterek ve müteselsil kefaletli borç senetlerini düzenleyen ..., ..., ... ve ...'in eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 339/1. maddesine uyan “zincirleme resmi evrakta sahtecilik ve bu suça iştirak etme” suçlarını oluşturduğu gözetilip lehe yasa karşılaştırmasının buna göre yapılmaması, Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanıklar ve müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın