5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: ... PTT Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapan sanığın zimmeti sağlamak ve açığa çıkmasını engellemek için gerçeği yansıtmayan muhasebe evrakları olan Kasa Tediyatı Bildirim Fişlerinde hayali ödemeler ile Kasa Tahsilatı Bildirim Fişlerinde devreden kasa toplamlarını noksan göstermek ve ... Bankası ... şubesinden çektiği parayı kurum kayıtlarına tam olarak geçirmemek suretiyle toplam 6.369.595.814 TL'yi mal edinmesi şeklindeki eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden sadece basit zimmet suçundan hüküm kurulması ve 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutularak yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından, evrakta sahtecilik suçundan ise 765 sayılı TCK'nın 202/2, 80, 202/3, 59. maddelerine göre verilecek cezanın 5237 sayılı TCK hükümlerine göre her iki suçtan tayin edilecek toplam cezadan daha fazla olması karşısında 765 sayılı TCK esas alınıp karma uygulama yapılarak hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine de iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Zimmet suçundan dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1, a, b, c, d, e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına şeklinde hüküm kurulması gerektiğinin ve resmi evrakta sahtecilik suçundan dolayı sanığa hükmolunan hapis cezasının 3 yıldan az olması karşısında 765 sayılı TCK'nın 31. maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “5237 sayılı TCK'nun 53/1.maddesinin a,b,d,e fıkralarındaki haklarını hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c maddesindeki haklarını koşullu salıverilinceye kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına” şeklindeki ibarenin "sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1-a,b, c,d,e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" şeklinde değiştirilmek ve evrakta sahtecilik suçuna ilişkin hüküm fıkrasındaki “765 sayılı TCK.nun 31. maddesi uyarınca sanığın ceza süresi kadar kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” ibaresinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap