5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tehdit ve hakaret suçlarına yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümlerin çıkarılarak yerlerine “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Görevi yaptırmamak için direnme ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarına yönelik temyiz incelemesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5560 sayılı Kanun ile değiştirilen TCK'nın 191/2. maddesine göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı açılan davada mahkemenin, birinci fıkraya göre hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, denetimli serbestlik tedbirine karar verebileceği anlaşılmasına rağmen, denetime olanak verecek şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin, sadece "takdiren" denilmek suretiyle TCK'nın 191/2. maddesindeki tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Görevli kolluk personelinin hangi görevlerinin cebir veya tehdit kullanılarak sanık tarafından engellendiğinin denetime olanak verecek şekilde ve somut olarak gösterilmeksizin ve sanıkla müştekiler arasında çıkan arbedede müştekilerin yaralanmasıyla sonuçlanan olayda başka suçun oluşup oluşmadığı tartışılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kabule göre de; Sanığın birden fazla görevliye direndiği kabul edilmesine rağmen hakkında TCK'nın 43/2. maddesindeki zincirleme suç hükümlerine göre artırım yapılmaması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, direnme suçunda CMUK'nın 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın