5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince koşulları bulunmayan sanıklar müdafiilerin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Suç tarihinde ... Çocuk Yuvasının mal ve paraları üzerinde muhafaza ve denetim yükümlülüğü bulunan müdür ... ile ambar sorumlusu ... ve satın alma işlerinden sorumlu ...'nin ... Çocuk Yuvasında kalan çocukların sayısı ve kullanılan çocuk bezi adedi itibariyle ihtiyaç bulunmadığı halde ...'un azmettirici olarak katılımıyla düzenledikleri gerçek dışı belgelerle yuvaya 05/07/1993, 08/07/1993 ve 30/07/1993 tarihlerinde 1605 paket çocuk bezi alınmış gibi gösterip toplam 167.175.000 lirayı mal edinmeleri şeklinde gerçekleştiği anlaşılan eylemlerinin uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde temellük kastına bağlı olarak zimmet suçunu oluşturması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, Sanıkların lehlerine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca sanıkların düzenledikleri gerçek dışı belgelerde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak, buna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ile 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı zimmet suçunu işleyen sanıklar Hasan, İffet ve Hakkı haklarında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, sanıklara 5237 sayılı TCK'nın 247/1-2. maddelerinin uygulanması sonucu verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının 43. madde ile arttırılmasıyla belirlenen cezanın 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis olarak tayini ise takdiri indirim sonrası verilen ceza doğru hesaplandığından sonuca etkili görülmemiştir. Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap