5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın suç tarihinde Bartın Fatih İlköğretim Okulunda öğretmen olarak görevli olduğu, personelin maaş, ek ders ücreti ve tedavi giderlerinin muhasebeleştirilmesi amacıyla görevlendirildiği, fiilen de bu görevi yerine getiren sanığın, ek ders ücretlerine ilişkin Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait tahakkuk müzekkeresi verile emirlerinin okulda kalan ve muhasebe müdürlüğüne gönderilen suretlerini ayrı ayrı miktarlar içerecek ve haksız kazanç sağlayacak şekilde düzenleyip hakkında görevi ihmal suçundan beraet kararı verilen okul müdürüne de imzalattıktan ve ita amiri olan İl Milli Eğitim Müdürünün de onayına müteakip resmi belge hüviyeti kazandırdıktan sonra, ilgili banka nezdindeki hesabına geçmesini sağladığı ve bu durumun banka görevlilerince sanığın hesabına aylar itibariyle alışılmışın dışında fazla para yatırılması nedeniyle fark edildiği, olağan bir denetim yahut daire içindeki araştırma ile ortaya çıkarılması söz konusu olmayıp gerçeğe aykırı olarak düzenlenen belgelerdeki miktarlar dışındaki tüm imza ve mühürlerin gerçek olduğu, sanığın bu şekilde oluşturulan belgelerle para çekerek menfaat temin ettiği anlaşılmakla; Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; .../... -2- Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul edilen dolandırıcılık suçu için 765 sayılı Yasanın 504. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 09/12/2001 ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap