4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/12842 E. , 2010/8449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ...ve diğeri aleyhine 17/07/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden; davalı ...’in kiracı olarak kullandığı mobilya atölyesi içerisinde kurulu bulunan eski trafoyu, bina sahibindeki alacağını almak amacıyla icra takibi başlatan davacının alacağına karşılık 23.03.2001 günü satın aldığı, 02.40.2001 günü noter aracılığı ile davalı tarafından yapılan bildirime yanıt vermeyen davacının trafoyu da yerinden söküp almadığı, bunun üzerine 10.04.2001 günü trafonun durumunu mahkeme aracılığı ile tespit ettiren davalının trafoyu yerinden sökerek bina dışına bıraktığı, trafoyu teslim almamış olan davacının 24.05.2002 günü tespit yaptırarak, kullanılmaz hale geldiğini iddia ettiği trafonun bedelinin davalıdan alınmasını istediği anlaşılmaktadır.
Yasal yolları kullanmayan, koruma önlemleri almadan kendisine ait olmayan trafoyu söküp açık alana bırakmış olan davalının bu eylemi onun kusurunu oluşturduğundan ortaya çıkan zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak, davacının da olayın meydana gelmesinde ve zararın artmasında bölüşük kusurları bulunmaktadır. Bunun yanında, davacının icra dosyasından aldığı trafonun satışı tutarı 2.900,00 TL olup bilirkişi tarafından aynı güne göre belirlenen kullanılmış haldeki değeri ise 8.728.00 TL olarak bildirilmiştir. Davacının satın alma bedeli ile sürüm değeri arasında böyle ciddi bir fark bulunması nedeniyle trafonun sürüm değerinin ödetilmesine karar verilmesi hak ve adalete uygun düşmez. Bu nedenle, belirlenen zarardan Borçlar Yasası'nın 43 ve 44. maddeleri uyarınca indirim yapılması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden, zarar gören trafonun olay gününe göre belirlenmiş olan kullanılmış durumdaki sürüm değerinin tümden kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.