5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ... hakkında kurulan mahkümiyet ve ..., ..., ... hakkında kurulan beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklara isnat olunan suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 2003 yılı olan son suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın eylemlerinin hukuki tavsifi açısından ..., ..., ... isimli hastalara yaptığı ameliyatlar nedeniyle para alıp almadığı, almışsa hangi aşamada, neden ve nasıl aldığı hususlarında tanıklar ..., ..., ... ile olaya ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan ...'in oğlu ...'un ayrıntılı beyanları alındıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde kararlar verilmesi, Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Tanık ...'un 27/08/2002 tarihinde ikinci kez ameliyat olmamasına rağmen olmuş gibi düzenlenen reçete ve raporlardaki imzaların sanık ...'a ait olduğunun tespit edilmesine, sanığın bu şekilde sahtecilik suçunu işlediği kabul edilmiş ve sahte olduğu kabul edilen belgelerin aynı tarihte düzenlenmiş olmasına göre başkaca sahte belge düzenleme veya iştirak fiili olup olmadığı denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışıldıktan sonra hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 765 sayılı TCK'nın 339/1. maddesi 1. cümlesinde üç yıldan on yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası öngörülmesine, belirtilen cezaların üst sınırları farklı olmasına rağmen lehe kanun değerlendirmesi yapılırken her iki yasa yönünden de alt sınırlardan bir yıl aşılmak suretiyle temel ceza belirlenerek orantılılık ilkesine aykırı hareket edilmesi, Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ...'ın sahtecilik eylemlerini aynı mağdura yönelik olarak, bir suç işleme kararı icrası kapsamında ve kastın yenilendiği kabul edilemeyecek şekilde birbirine yakın zaman dilimleri içerisinde gerçekleştirdiğinin anlaşılmasına göre tüm eylemlerin tek bir zincirleme sahtecilik suçunu oluşturacağı ve belge adedi gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde iki ayrı zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkümiyet kararları verilmesi, Sanık ...'ın düzenlediği belgelerde bu sanığın yazılarının bulunmasına göre özgü suç durumu da gözetilerek hakkında 5237 sayılı TCK'nın 204/2, 43 veya 765 sayılı TCK'nın 339/1, 80. maddelerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması, Dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu gözönüne alınarak zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırımın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde takdirde hataya düşülerek 765 sayılı TCK'nın 80. maddesi gereğince asgari oranda artırım yapılmak suretiyle hüküm kurulması, 765 sayılı TCK'nın 342/1. maddesi 1. cümlesinde iki yıldan sekiz yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmesine, belirtilen cezaların üst sınırları farklı olmasına rağmen lehe kanun değerlendirmesi yapılırken her iki yasa yönünden de alt sınırlardan iki yıl aşılmak suretiyle temel ceza belirlenerek orantılılık ilkesine aykırı hareket edilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap