Esas No
E. 2010/5372
Karar No
K. 2010/8230
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

4. Hukuk Dairesi         2010/5372 E.  ,  2010/8230 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Hiz. A.Ş ve ... aleyhine 27/09/2004 gününde verilen dilekçe ile baz istasyonunun kaldırılması ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen karar dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen 17/06/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... ... ve ... vekili ve temyize cevap dilekçesiyle de davalı ... Hiz. A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/07/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat .........., geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tazminat istemine ilişkin temyiz itirazları reddedilmelidir.

2.Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, baz istasyonunun kaldırılması ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin reddine ilişkin olarak verilen ilk karar Dairece bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda yine istem reddedilmiş; karar, davacılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, insan sağlığına zararlı olduğunu belirttikleri komşu apartman üzerinde kurulu bulunan baz istasyonunun kaldırılmasını ve davalı yanın manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.

Davalı yan ise, iddianın kanıtlanması gerektiğini, iddia edilen zararın gerçekleşmediğini, geniş bir halk kitlesine kamu hizmeti sunulduğunu, ilgili yönetmelikte belirtilen kurallara uygun olarak kurulup işletilen baz istasyonunun radyasyon yaymadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel mahkemece, baz istasyonunun güvenlik izin belgesindeki uzaklıklara uyularak kurulduğu, elektromanyetik ışınların yönetmelikte belirtilen değerlerin altında ve insan sağlığına tehlike oluşturacak nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle, istem reddedilmiş; davasını takip etmeyen bazı davacılar yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.

Davacı taraf temyizi üzerine karar; benimsenen bilirkişi raporunun soyut açıklamalara dayalı olduğu, yeterli araştırma yapılmayıp bu konuda kesin ve belirleyici sözcükler kullanılmadığı, ölçüm sonuçlarının düşük olmasının tek başına zarar doğurmayacağı anlamına gelmeyeceği, baz istasyonunun insan sağlığına olumsuz etkisi olup olmadığı, davacıların bulunduğu binada uzun süreli kalınması durumunda ilerideki yıllarda zarar doğurma olasılığı bulunup bulunmadığı, gelecekteki etkileri yönünden davacıların ne gibi zarar göreceğinin somut olarak araştırılması ve bu konuda uzman bilirkişilerden rapor alarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, yerel mahkemece de bozmaya uyularak keşif yapılıp bilirkişi raporu alınmış ve istem reddedilmiştir.

Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda; dava konusu binanın 5. kat batı cephesindeki dairenin salon balkonunun antenlere 12 metre uzaklıkta olduğu, güvenlik uzaklığına uyulduğu, şikayet konusu yapılardaki Elektrik Alan Şiddeti değerlerinin Telekomünikasyon Kurumu tarafından belirlenen sınır değerlerin altında kaldığı, böyle bir baz istasyonunun kısa, orta veya uzun sürede insan sağlığına zararlı etkileri olacağının iddia edilmesinin günümüzdeki bilimsel anlayışa aykırı olduğu, baz istasyonlarının yayınlarının uzun süreli etkilerinin halen dünya genelinde araştırma konusu olduğu, bu güne kadar yapılan çalışmalarda zararlı bir etkinin varlığının kesin olarak gösterilemediği, teknolojinin yeni olması ve yaygın etki nedeniyle uzun sürede hiçbir etkisi olmadığını söylemek için yeterli veri bulunmadığını belirtmişlerdir.

Yerel mahkemece, bu rapora göre dava reddedilmiş ise de; rapordaki anlatımdan, baz istasyonlarının yaydıkları ışınların uzun süre etkisinde kalınması durumunda zarar vermeyeceği yönünde kesin ve net bir veri elde edilemediği sonucu ortaya çıkmaktadır. Dava konusu istasyonun konumu, yerleşim yerlerine ve davacıların yaşadığı konutlara yakınlığı gözetildiğinde, kısa sürede olmasa da uzun süre etkide kalınması durumunda zarar doğurabileceği anlaşılmaktadır. Bu durum, çevrede yaşayanlar yönünden gelecekte ve uzun sürede büyük endişe, psikolojik yapıda tedirginlik ve ümitsizlik yaratarak kişilerin çalışmasını ve sağlık değerlerini olumsuz yönde etkileyecek ve zararlı sonuç doğuracaktır. Bir baz istasyonu yönetmeliğe uygun çalıştırılsa da zarar veriyorsa, yönetmeliğe uygun olduğundan söz edilerek zarar verenin sorumluluktan kurtulması yolu açılamaz. Yargıç, yönetmeliğe değil, yasaya, genel hukuk kurallarına ve bu bağlamda sorumluluk hukukunun ilkelerine göre karar vermek zorundadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacıların zarar gördüğü sonucuna varılarak baz istasyonunun kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar ..., ... ve ... yararına takdir olunan 750,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/07/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.06/07/2010

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.