5. Ceza Dairesi
müdafiileri Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Zimmetin, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlardaki farklı eylemlerle gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, sanıkların cezalarından TCK'nın 43/1. maddesine göre artırım yapılmaması ve yine kooperatif yöneticisi olan sanıklar ... ve Şefik'in üzerlerine atılı suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine karşın adı geçen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 2, 3 ve 7. maddelerinde açıklandığı üzere, bir kooperatifin düzenlenecek ana sözleşmesi noterce onaylanıp, ilgili Bakanlıktan alınacak izinden ve ticaret siciline tescil edildikten sonra tüzel kişilik kazanacağı ve ancak tüzel kişilik kazanmış kooperatiflerin yönetim kurulu başkan ve üyelerinin TCK'nın 247. maddesi kapsamında fail olabileceklerine göre; öncelikle kooperatifin tüzel kişilik kazanıp kazanmadığı, kazandı ise hangi tarihte kazandığı, suç tarihlerinde görev yapan yönetim kurulu üyelerinin kimler olduğu ve sanıklar ... ve Şefik'in hangi tarihlerde görev yaptıklarının ve katılan ...´ın katılma tarihi itibariyle kooperatif başkanı olup olmadığının araştırılması, kooperatif adına alındığı belirtilen 67 ... 480 plakalı aracın kimin adına kayıtlı olduğunun ilgili yerden sorulması, yine sanık ... müdafiin hükümden sonra verdiği 07/09/2010 havale tarihli dilekçesinde, sanıklar Fikri ve Nazmi'nin tefecilik yaptıklarını, sanıklar Şefik ile ...'ın adı geçen bu kişilerin eline düştüğü için davaya konu bonolarla oto satış sözleşmesini tehdit altında imzaladıklarını, ayrıca zimmete konu paranın da kooperatiften alacağı bulunan üyelere ödendiğini, kooperatif defterlerinin incelenmesi durumunda bir zararın bulunmadığının görüleceğini beyan etmiş olması karşısında, öncelikle söz konusu Ulus C.Başsavcılığının 2009/22 Soruşturma sayılı dosyasının ve dava açılmışsa dava dosyasının getirtilerek, davaya konu bonolarla ilgili olarak bir soruşturma ya da kovuşturmanın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ardından adli emanette bulunan defter ve belgeler dışındaki suç tarihlerindeki dönemi kapsayan kooperatife ait diğer defter ve belgelerin getirtilerek, tamamının dava dosyasıyla birlikte bu dosyada bilirkişilik yapmamış Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, suç tarihlerinde kooperatifin sağladığı tüm gelirler ile tüm giderlerinin, kasa ve banka hesap bakiyelerinin belirlenmesi, bakiye ile kayıtlarda görünen para miktarının karşılaştırılıp iddianameye konu eylemler ile savunmalar da ayrı ayrı değerlendirilerek; zimmetin bulunup bulunmadığı, varsa miktarın ne olduğu ile zimmete konu paranın kooperatife veya kooperatif üyelerine iade edilip edilmediği, 2006/123 sayılı icra dosyasıyla ilgili olarak gerek icra dosyası üzerinden ve gerekse haricen yapılan ödemeler toplamının ne olduğu, 16/11/2006 tarih ve 150 yevmiye nolu kayıtta belirtilen ve banka hesabına aktarılan paranın kaynağının ne olduğu ile yine 16/11/2006 tarih ve 151 yevmiye nolu kayıtta belirtilen harcamanın ne maksatla yapıldığının kayıtlarda gösterilip gösterilmediği hususlarında rapor alınması ve bundan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanıklar Fikri ile Nazmi´nin davaya konu olan araç satışlarıyla ilgili olarak bu araçların satımı ya da bu araçların satımlarına aracılık etme eylemleri dışında, diğer sanıklar ... ile Şefik´in zimmet eylemlerine iştirak ettikleri ya da yardım ettikleri konusunda delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanıkların sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyları dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... ile diğer sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın