4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/10427 E. , 2010/8538 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü aleyhine 02/08/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı yan, davalı tarafından işletilen termik santralden baca gazlarıyla birlikte çevreye yayılan kül ile kül döküm sahalarına dökülen kömür külleri nedeniyle, taşınmazının üzerine yanmış kömür küllerinin çöktüğünü, bu küllerin yağan yağmur ve kar sularının etkisi ile toprağa karışarak topraktaki verimi düşüren ağır metallerden olan nikel metali oranını artırdığını ve bunun sonucunda tarım arazisi vasfının yitirilerek verim kaybına neden olunduğundan uğranılan maddi zararın tazminini istemiştir. Davalı ise, zarar verilmemesi için her türlü önlemin alındığını, çevreye kimyasal atık yaymadığını ileri sürerek yersiz ve dayanaksız açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece,iki kez keşif yapılmış, ilk keşifteki bilirkişi raporu ile davacı yan taşınmazında toprak kirliliği olduğu ve verim kaybının bulunduğu saptanmış ise de yapılan ikinci keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda topraktaki ağır metallerin toprağın kendi oluşumundan kaynaklandığı,üstelik verim kaybına toprağın kirliliğinin değil, bitkinin topraktan aldığı madde miktarının etkili olduğu, dava konusu taşınmazda yetişen bitkilerin topraktan aldığı ağır metallerin düşük düzeyde bulunduğu bu nedenle de verim kaybına neden olmadığı yönünde rapor düzenlenmiştir. Mahkemece alınan ikinci bilirkişi raporuna göre dava reddedilmiştir.
Davalı tarafından işletilen termik santralden çevreye yayılan atıklar nedeniyle, dava konusu taşınmazın tarım toprağı özelliğini kaybettiği ve verim kaybına neden olunduğu ileri sürüldüğüne göre uyuşmazlığın çözümünde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; ziraat fakültelerinin toprak, bitki ve tarım ekonomisi bölümlerinden seçilen uzman akademisyenler ile çevre mühendisi ve ziraat odasının dava konusu yerle ilgili bilgi ve deneyimi bulunan temsilcisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığı ile taşınmaz üzerinde keşif yapılmalı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nün örnek toprak inceleme raporunda da belirtildiği gibi, toprak kirliğinin belirlenebilmesi amacıyla dava konusu taşınmazı iyi temsil edebilecek çok sayıda ve farklı noktalardan alınacak toprak örnekleri ile kömür küllerinden hiç etkilenmeyen aynı nitelikteki taşınmazlardan aynı yöntemle alınacak toprak örnekleri yukarıda adı geçen Enstitü'de incelettirilmeli, dava konusu taşınmazın toprak yapısı araştırılarak, tarım toprağı özelliğini kaybedip kaybetmediği, kömür küllerinin kalıcı etki meydana getirip getirmediği, taşınmaz tarım toprağı özelliğini kaybetmişse veya kalıcı etki meydana gelmişse bunun davalıya ait işletmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu kayıp ve kalıcı etkinin hangi oranda olduğu; yine toprağa karıştığı iddia edilen maddelerin taşınmazın bulunduğu yerde yetiştirilecek ürüne zarar verip vermediği, ürünün gelişmesini ve beslenmesini etkileyip etkilemediği, etkilemişse bunun hangi oranda gerçekleştiği de gerekirse ilgili birimlerde analiz yaptırılarak belirlenmelidir. Bu analizler sonrasında iki bilirkişi raporu arasındaki özellikle verim kaybının nedeni konusundaki çelişki giderilmeli, yeterli açıklama içeren ,denetime elverişle rapor ile dava konusu taşınmazda verim kaybı olup olmadığı, varsa oranı ve tazminat olarak miktarı saptanarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek birbirine çelişik raporlarla, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.