4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2010/6471 E. , 2010/8294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı...mirasçıları... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve Maliye Hazinesi aleyhine 29/09/2009 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Müdürlüğüne izafeten İstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacılar, İstanbul İli Beşiktaş İlçesi ........., Mahalleri 381 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 4/5 pay sahibi görünen İ.......... Oğlu ........... ile mirasbırakanları İbrahim oğlu...’ın aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı yan ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, toplanan kanıtlar ve dinlenen tanık anlatımları uyarınca tapu kaydında pay sahibi olarak adı yazılı kişi ile davacıların mirasbırakanının aynı kişi olduğu sonucuna varılarak istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu edilen İstanbul İli Beşiktaş İlçesi ....., Mahalleri 381 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 06.01.1949 günlü kadastro işlemi ile.......... oğlu ..........., adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece kadastro tespit tutanakları getirtilmemiş, taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılmamış, davacı tanıkları duruşmada dinlenerek karar verilmiştir.
İstem sonuç olarak, mülkiyetin başkasına geçmesi sonucunu doğurabileceğinden, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağı ile varsa kadastro tespitine dayanak oluşturan eski tapu kayıtlarının geldi ve gittisi (tedavülleri) ile birlikte getirtilmesi, dava konusu taşınmazın öncesini bilebilecek yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler belirlenmesi, taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılması, taraf tanıklarının da keşif sırasında dinlenmesi, nüfus müdürlüğünden davacılar mirasbırakanı ile aynı adı taşıyan bir başka kişinin olup olmadığının sorulması, güvenlik gücü aracılığı ile dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, aynı bölgede davacılar mirasbırakanı ile aynı adı taşıyan bir başka kişinin yaşayıp yaşamadığı konusunda araştırma yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.