8. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık ...'ın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2017 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli kararı ile sanıklar Sertan ve Satılmış hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile mahkumiyetlerine, kasten yaralama suçundan 1 yıl 17 ay 7 gün hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir. 3. Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli kararının sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli kararı ile sanıklar Satılmış ve Sertan hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanıklar Satılmış ve Sertan hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. 4. Sanıklar Satılmış ve Sertan'ın kasten yaralama suçundan kurulan, kesin nitelikteki, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara karşı temyiz başvurusu hakkında, Ankara Bölge Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli ek kararı ile kesin nitelikteki hükme karşı temyiz başvurusunda bulunulamayacağından 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş ve bu karar da sanık ... tarafından temyiz edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'ın temyiz isteği; mağdurun araca kendi rızasıyla bindiğine, mağdurun emniyet ifadesine itibar edilerek mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, haksız tahrik indiriminin tüm sanıklar için uygulanması gerektiğine, hakkında takdiri indirim uygulanmadığına, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olduğunu bilmesinin mümkün olmadığına, bu nedenle hakkında teşdit uygulanamayacağına, eksik araştırmayla karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, re'sen tespit edilecek nedenlerle usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olan kararın bozulması gerektiğine, temyiz incelemesinin tüm suçlar yönünden yapılması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ...'ın temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçu işlemediğine, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkemenin önyargılı davrandığına, lehine cezayı azaltan veya ortadan kaldıran hükümlerin uygulanmadığına, iki ayrı suçtan mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, Sanıklar Satılmış ve Sertan'ın, haklarındaki hüküm istinaf aşamasında kesinleşen diğer sanıklarla birlikte, mağduru, tanık M.A.K'nin vasıtasıyla aratarak Çubuk Şabanözü kavşağına gelmesini sağladıkları ve burada mağduru zorla araca bindirerek Çubuk Kargın köyü yakınlarındaki araziye götürerek darp etmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; "...tüm dosya kapsamının tetkikinden maç esnasında tartıştığı ve kendisine bıçak çeken mağdura kızan sanık ...'ın diğer sanıklar ... ve ....ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde tanık M.'e talimat verip mağduru aratarak hile ile mağdurun yanlarına gelmesini sağladıkları, mağdurun belirtilen yere gelmesinin akabinde diğer sanıkların araçta oturduğu vakit, sanıklar.... ile...'ın mağduru cebir kullanarak araca bindirdikleri, bu esnada sanık ...'ın mağdura küfür ettiği, bu iki sanığın mağduru zorla araca bindirmesinin akabinde, sanık ...'ın mağdura kafa attığı, daha sonra sanık ...'ın mezkur aracı boş bir araziye götürdüğü, burada iken sanık ...'ın mağduru silahtan sayılan ıstaka ile yaraladığı, diğer sanıklar Hakan, Sertan ve Burak'ın ise mağduru bedenlerini kullanarak yaraladıkları, mağdurun fırsatını bularak olay yerinden kaçtığı, olay öncesinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, amaçlarının hile ile kandırarak yanlarına getirdikleri mağduru kaçırarak yaralamak olduğu,..." şeklindeki değerlendirmeyle sanıklar hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yaralama suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B. Sanıklar Satılmış ve Sertan hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; 1. Dava dosyası içeriği, mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanları, mağdurun adli raporu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, CD izleme tutanağı, 02.05.2017 tarihli olay ve yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine yönelik ilk derece mahkemesince belirlenen cezada hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ...'ın, mağdurun araca kendi rızasıyla bindiğine, mağdurun emniyet ifadesine itibar edilerek mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olduğunu bilmesinin mümkün olmadığına, bu nedenle hakkında teşdit uygulanamayacağına, eksik araştırmayla karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sanık ...'ın, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçu işlemediğine, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkemenin önyargılı davrandığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... ve sanık ...'a yönelik mağdurdan kaynaklanan haksız bir eylem olmaması karşısında, şartları oluşmadığından tahrik hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanıklara verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, seçenek tedbirlere çevirme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin altıncı fıkrasında; "Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır." hükmünün yer aldığı, dosya kapsamında mağdur hakkında düzenlenmiş olan adli raporda 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesi kapsamında "neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama" gerçekleştiğinin belirtildiği anlaşılmakla sanıklar hakkında iki ayrı suçtan mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 6. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar Satılmış ve Sertan'ın, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 19.11.2020 tarihli kararında sanık ... ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın