8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık ve başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli 2012/1658 Esas, 2016/1196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. 3. Mahkûmiyet kararlarının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarihli 2021/4673 Esas, 2021/5799 Karar numaralı ilamı ile; *Sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükme dair yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün onanmasına, *Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükme dair temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün bozulmasına ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine, *Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme dair temyiz isteminin incelenmesinde; a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No:25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, b. Mağdurun 27.03.2013 tarihli celsede yaralanma nedeniyle sakat kaldığını ifade ettiği olayda, yaralanmasına ilişkin Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15.12.2008 tarihli raporunda, yaralanması nedeniyle mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıfladığı veya yitirildiğine dair görüş bulunmadığı, her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığı hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmesi, c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2022 tarihli yazıları ile; sanık ... lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01/04/2021 tarihli ve 2021/4673 Esas 2021/5799 Karar sayılı Onama kararının kaldırılması, Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2012/1658 Esas, 2016/1196 Karar sayılı sanık ... hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması talep edilmiştir. 5.Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/7524 Esas 2022/8102 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden, dairenin 01/04/2021 tarih ve 2021/4673 Esas, 2021/5799 Karar sayılı ilamının "başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma" suçundan kurulan hükme ilişkin olan "onama" kısmının kaldırılmasına; "Mağdur olan ... hakkında sanık sıfatıyla yargılandığı Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2009 tarihli ve 2008/940 Esas, 2009/254 Karar sayılı dosyasından 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20/06/2012 tarih ve 2011/14434 (E) - 2012/25938 (K) sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği tarihten önce sanığın Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği 05/05/2011 tarihli ifadesinde hakkındaki suçlamaları ikrar etmesi üzerine itiraza konu dava dosyası üzerinden soruşturma işlemlerine başlanıp kamu davasının açıldığı, mağdur ... hakkındaki kesinleşen dosya yönünden ise yargılamanın yenilenmesi yoluna gidildiği, buna göre mağdur ... hakkında kesinleşen dava dosyası yönünden cezanın infazına başlanıp başlanmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 269/3-b veya 269/3-c maddesi gereğince suçunun kendiliğinden ortaya çıkmasına neden olmasından dolayı oluşmasına karşın hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünden değerlendirme yapılmadan karar verilmesi,.." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli 2022/867 Esas, 2023/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereği etkin pişmanlık hükmü uygulanmak suretiyle 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; aynı eylem nedeniyle ikinci kez yargılandığına, müdafiinin vekillikten çekilme dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığına, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın, N.K. na yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından yapılan savcılık soruşturması esnasında kardeşi olan ...'ün kimlik bilgilerini kullandığı, bu şekilde yargılanıp ceza aldıktan sonra kararın kesinleşmesinden önce 05.05.2011 tarihli savcılık ifadesinde gerçek kimliğini açıkladığı, mağdur ... hakkındaki kararın kesinleşmesini müteakip yargılanmanın yenilenmesi yoluna gidildiği ve beraatine karar verildiği, ancak mağdurun 24.01.2013-07.05.2013 tarihleri arasında hükümlü olarak bu suçtan cezaevinde kaldığı, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1.Sanığın dosyaya konu eylemi nedeniyle mağdur ...'in, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/940 Esas, 2009/254 Karar sayılı dosyasında aldığı mahkûmiyet hükmü nedeniyle 24.01.2013 - 07.05.2013 tarihleri arasında cezaevinde kaldığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 2.Sanığın temyiz dilekçesinde aynı eylem nedeniyle yargılandığını belirttiği Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/76 Esas sayılı dosyasında, atılı suçun, suç tarihinin ve müştekinin farklı olup davanın başka bir olaya ilişkin olduğu anlaşıldığından sanığın mükerrer yargılamaya ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3.Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19.10.20222 tarihli olağanüstü itiraz üzerine bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, İlk Derece Mahkemesinin sanığın mahkûmiyetine dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/867 Esas, 2023/465 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın