8. Ceza Dairesi 2021/18429 E. , 2024/2441 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suç uydurma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
2.Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli kararı ile sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3.İlgili kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, duruşmalı yapılan inceleme sonucu, görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine, suç uydurma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ise sanığın eyleminin iftira suçuna sübut vereceği gerekçesiyle kaldırılmasına, sanığın iftira suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Sanığın, 08.05.2016 tarihinde meydana gelen kavga olayından sonra götürüldüğü karakolda kendisine zarar vermek istemesi üzerine görevli polis memurları tarafından kendisine müdahale edildiği esnada agresif davranışlarda bulunarak fiziken direndiği, daha sonra bu olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayetinde, götürüldüğü hastanedeki acil doktorunun gerçeğe aykırı rapor verdiğini, karakoldaki polislerin kendisine cinsel saldırıda bulunarak darp ettiklerini ve parasını aldıklarını, gerçeğe aykırı tutanak düzenlediklerini belirterek şikayetçi olmasından sonra başlatılan soruşturma kapsamında ilgililer hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, sanığın bu şekilde suç uydurma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesi'nin sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine, suç uydurma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ise sanığın eyleminin iftira suçuna sübut vereceği gerekçesiyle kaldırılmasına, sanığın iftira suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
Dosyanın incelenmesinde; sanığın aşamalardaki sözlü ve yazılı savunmaları, katılanın ve tanıkların ifadeleri, 27.11.2017 tarihli İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının düzenlenen tutanaklardaki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olduğuna ilişkin raporu, olay günü polis merkezinde yaşanan olaylara ilişkin CD çözüm tutanağı ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın eyleminin iftira suçunu oluşturacağına ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.12.2020 tarihli ve 2020/1759 E., 2020/3569 K. sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.