7. Ceza Dairesi         2021/19227 E.  ,  2023/11334 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/583 E., 2016/365 K.
SUÇ: 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/583 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suç eşyalarının müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine, iş yerinin miras kaldığına, miras kalan malları sattığına, bunun suç olduğuna dair bir bildirim yapılmadığına, olay tarihinden sonra bu şekilde satış yapmadığına, kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Katılan vekili 05.10.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile ... Tuhafiye isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.

2.İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.10.2015 tarihli ve 2015/3570 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 08.10.2015 tarihinde yapılan aramada; satışa hazır halde 30 adet forma, 3 adet kol saati, 3 adet atkı ve 2 adet şapka bulunarak el konulmuştur.

3.Dosyada mevcut 04.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmadığına, katılan adına tescilli markaların iktibas yolu ile taklit edildiğine dair görüş bildirilmiştir.

4.Sanık savunmalarında; suçlamaları kabul etmediğini, annesi vefat edip babası da yeniden evlenince iş yerindeki ürünleri satıp bitirmeye çalıştığını, ürünlerin ne zaman ve kimden alındığını bilmediğini, satışa arz ettikleri ürünlerin taklit olduğunu bilmediğini, bilse satmayacağını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanığın yaptığı iş gereği, iş yerinde ele geçen ve tescilli markaları taşıyan ürünlerin taklit ürün olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla, aşağıda yer alan hukuka aykırılık nedenleri dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

1.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiş,

2.Dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 08.10.2015 yerine 06.10.2015 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/583 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
19.12.2023 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 6763 sayılı Kanun 5237 sayılı Kanun 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunu 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunu 5271 sayılı Kanun