T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/165
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 27/10/2020
NUMARASI: 2018/122 E. - 2020/284 K.
ASIL DAVA: Patente Tecavüz ( Tazminat Talepli)
BİRLEŞEN DAVA: Patentin Hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Verimli ve homojen ısı iletimi sağlamak üzere karbon fiber film içeren radyatör paneli" başlıklı buluşunu TPMK nezdinde ... sayı ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin patent için resmi başvuru tarihinin 19/04/2012 olduğunu, davalı tarafından "Koyu infrared ışınlarıyla konveksiyonel ısınma prensipli ısıtıcı" başlıklı ve kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri buluşun 22/12/2014 tarihinde, ... sayı ile faydalı model olarak koruma altına alındığını, başvuru tarihinin ise 27/12/2013 olduğunu, davalı tarafça faydalı model olarak tescil ettirilen buluşun müvekkiline ait olduğunu ve 21/11/2014 tarihinde tescil ettirilerek patentinin alındığını, davalının başvuru tarihinin de tescil tarihinin de müvekkilinin başvuru ve tescil tarihinden sonra olduğunu, müvekkilince patenti alınan buluşun davalı tarafça kullanıldığının tespit edildiğini, davalının patent hak sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü ürettiği veya taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla ürünleri satmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da elde bulundurduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, patente tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını, patente tecavüz suretiyle üretilen ürünlere el konulmasını ve ürünlerin imhasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait buluş ile davacı adına ait buluşun tarifnameleri ve içeriğindeki ürünlerin birbirinden tamamen bağımsız iki buluş olduğunu, davacı buluşunun halihazırda evlerde kullanılan konveksiyonel bir kalorifer sistemi olduğunu, müvekkiline ait buluşun ise, konveksiyonel ve infrared sistemleri birleştirilmek suretiyle hybirdboard ısıtma sisteminden üretilen bir kalorifer türü olduğunu ve bu nedenle davanın mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA DAVA Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.02.2011 yılında ...-... unvanlı firmasını kurduğunu her türlü ısıtma sistemlerinin imalatı ithalatı ve ihracatı alım ve satım işleri ile meşgul olduğunu, tüketiciler tarafından oldukça beğenilerek kullanılan Elektrikli Isıtma sistemi olan ve Koyu Infrared Işınlarıyla Konveksiyonel Isınma Prensibiyle çalışan buluşunu "..." ismi ile ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, marka hakkını aldığı buluşu için akabinde ... numarası ile patentini de aldığını, davalının müvekkiline ait ... marka tescil numaralı faydalı model buluşundan yola çıkarak benzer bir ürün üretmiş ve ... numarası ile faydalı modelin yenilik ve ayırt edicilik özellikleri bulunmamasına rağmen tescil ettirmiş olduğunu beyanla davalı adına olan patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Mahkememizin 2018/122 Esas sayılı dosyası ile davacı taraf aleyhine dava açılmış davanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin "verimli ve homojen ısı iletimi sağlamak üzere karbon fiber film içeren radyatör paneli" başlıklı buluşunu TPE nezdinde ... numarası ile tescil ettirdiğini, müvekkili patenti için resmi başvuru tarihinin 19.04.2012 olduğunu, davacı tarafından "Koyu infrared ışınlarıyla konveksiyonel ısınma prensipli ısıtıcı" başlıklı ve kendilerine ait olduğu iddia ettikleri buluşun, 22.12.2014 yılında ... tescil numarası ile faydalı model olarak koruma altına alındığını, başvuru tarihinin ise 27.12.2013 olduğunu, davalının başvuru tarihinin müvekkili başvuru tarihinden sonra olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin “Verimli ve homojen ısı iletimi sağlamak üzere karbon fiber film içeren radyatör paneli” başlıklı buluşunu Türk Patent Enstitüsünün ... Numarası ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin patent için resmi başvuru tarihinin 19/04/2012 olduğunu,Davalı tarafından, “Koyu ınfrared ışınlarıyla konveksiyonel ısınma prensipli ısıtıcı”başlıklı ve kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri buluşun, 22/12/2014 tarihinde, ... tescil numarası ile faydalı model olarak koruma altına alındığını, başvuru tarihinin ise 27/12/2013 olduğunu, Davalının başvuru tarihinin de tescil tarihinin de müvekkilinin başvuru ve tescil tarihinden sonra olduğunu, müvekkili tarafından patenti alınan buluşun davalı tarafça kullanıldığı tespit edilmiş olup, davalı tarafın işbu tecavüzünün sona erdirilmesi gerektiğini, Dosyaya ibraz edilmiş olan 14/03/2019 tarihli önceki bilirkişi raporunda, davalı adına tescilli ... nolu FM belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin yenilik vasfı da taşımadığından hareketle, davacı adına tescilli ... nolu patentin 1 nolu bağımsız istemi ile korunan haklarını ihlal eder nitelikte olduğu, ... nolu FM belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin hükümsüz kılınması halinde FM Belgesinin başkaca bağımsız istemi de bulunmadığı, bu nedenle ... nolu FM belgesinin yenilik vasfı taşımaması sebebi ile hükümsüz kılınmasının uygun olacağı görüş ve kanaatine varıldığını, Dosyada mevcut işbu rapora göre davanın haklılığı ortada iken yeniden bir bilirkişi raporu aldırıldığını, davalı tarafça yeni bilirkişi incelemesine farklı ürün götürüldüğünü ve alenen mahkemeyi yanıltmaya yönelik tutum ve davranışlarda bulunulduğunu, Aynı dosya ile birleştirilmiş olan ve davacısı işbu dosyanın davalısı ...’ın açmış olduğu davada(Bakırköy 1. FSHM 2019/139 ESAS) müvekkiline ait ... tescilli patentin iptaline karar verilmesi talep edildiğini, Birleştirilerek görülen her iki dosya ile ilgili olarak mahkemece yeterli bir inceleme yapılmaksızın bir karar verildiğini, verilmiş olan işbu kararda her iki davanın da reddine karar verilmiş olup, her iki davanın reddedilmesi sebebi ile ortada mevcut olan sorunun hukuken bir çözüme kavuşmadığını, Kaldı ki gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe başlıklı kısmının son paragrafında; “birleşen dava yönünden ... nolu incelemeli patent belgesinin başvuru tarihi olan 19/04/2012 tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğu ve …….. anlaşılmakla davanın reddi gerekmiştir. Denildiğini, yani gerekçede de açıklandığı üzere müvekkilinin patenti davalı tarafın buluşundan çok önce alındığını, davalı karşı davacının söz konusu buluşu da 15/03/2019 tarihli raporda da belirtildiği üzere yenilik vasfı taşımadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılıp, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından üretilen 2013 yılı başvuru tarihli ve ... tescil numarası ile tescil edilen Hybridboard uygulamasının bir infrared kalorifer sistemi olduğunu, Müvekkilinin ... tescil numaralı buluşunun, tarifnamesinde (özetinde) aynen; "Bu buluş, ısıtma sektöründe kullanılan (dark) koyu infrared ışınlarıyla konveksiyonel ısınma prensipli ısıtıcı ile ilgilidir." "Günümüzde ev ve iş yeri gibi kapalı alanlarda, konveksiyon ve ışıma yöntemi günümüz klasik ısıtıcılarında ayrı ayrı kullanılan yöntemlerdir. Konveksiyon yoluyla ısıtma sistemi; ısının yer yüzeyi temas ettiği havayı ısıtması ve ısınan havanın yükselmesi ile ortaya çıkan ısınma şeklidir. Örneğin; bir sobanın veya kalorifer peteğinin üzerinde havayı ısıtması ve bu havanın da konveksiyon akımıyla odayı ısıtmasıdır. Konveksiyon prensibiyle çalışan klasik ısıtıcılar (radyatörler v.b.), havayı ısıtma işleminde taşıyıcı bir ara madde olarak kullandıklarından performansları düşük, enerji sarfiyatları çok yüksektir. Işıma ile ısınma; dalga boyu kısa olan bir ışık kaynağının temas ettiği yüzeyleri uzaktan ısıtmasıdır. Bu tür ısınmada, ışık kaynağı ile cisim arasında herhangi bir maddi ortam veya temas yüzeyi olması gerekmemektedir. Işıma ile ısınma yöntemi, günümüzde infrared ısıtıcılar, yüksek elektrik tüketimine ve yakıcı ısıtma performansına rağmen ortamı ısıtmamakta, sadece gördükleri tüzeyi ısıtmaktadırlar. Konveksiyon yoluyla ve ışıma ile ısınma yöntemlerini kullanan ürünlerin iki temel sorunu; ortamı ısıtmamaları veya yüksek elektrik tüketimidir. Mevcut teknolojide, yukarıda bahsedilen her iki yöntemi barındıran ve her iki yöntemin dezavantajlarının üstesinden gelen bir ürün bulunmamaktadır.'' şeklinde açıklanmakta ve tanıtılmakta olduğunu,İlgili buluşun, İsviçre ve Avrupa'da bir Türk markası olarak kabul görmekle birlikte piyasaya yenilikçi çözümler sunduğunu, müvekkilince üretilen kalorifer sistemlerinin bir çok Avrupa ülkesinde üretilmekte ve sektör övgüleri almakla birlikte dünyada infrared sektöründe alınması zor olan TÜV belgeleri bulunmakta olduğunu, dünya standartlarında bir kaloriferin infrared olarak kabul görmesi için, yüzeyde oluşan ısının 90 derece ve üzeri olması gerektiğini, bunun homojen olarak başarılmasının ise müvekkilinin Avrupa'daki başarılarına sebebiyet verdiğini, müvekkili adına tescilli olan kaloriferin, aynı zamanda karbon nanotube uygulamalarının gelmiş olduğu son teknoloji olduğunu, ayrıca uzunca bir süredir karbon bazlı olmayan ham maddeler üretilerek bu ham maddelerin kullanılmakta olduğunu, Davalının müvekkili adına tescil edilmiş ve yukarıda özelliklerine değinilmiş ... tescil numaralı buluşun, tescil tarihinden önce 2011 yılından itibaren müvekkil bünyesinde üretilmekte ve kullanılmakta olduğunu, buluşun bu tarihlerden itibaren üretimine, kullanımına ve satışına ilişkin çok sayıda fatura aslı, fatura içeriğinde yer alan fatura içerik kalemlerini gösteren broşürün Mahkemenin bilgilerine sunulduğunu, bu faturalar incelendiğinde davacı yanın asılsız bir şekilde iddialarda bulunduğunu ve davalı müvekkilinin adına tescilli ürünü üzerinden kendisine menfaat sağlama amacı güttüğünü, müvekkilinin, davacının tescil tarihinden önce ürünü zaten ürettiğine ilişkin kesil delil teşkil ettiğini, Müvekkilinin 2011 yılında, ... Marka numarası ile almış olduğu Marka Tescil Belgesi ve T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından ''17.03.2011 tarihinden itibaren ON YIL müddetle 30.07.2012 tarihinde tescil edilmiştir.'' şeklinde tescil edildiğine dair Mahkemeye sunulan bilgi ve ekler de yukarıda açıklanan, müvekkilinin ilgili buluşun üretimini, satımını ve kullanımını 2011 yılından itibaren yaptığını öte yandan da 2018/122 Esas sayılı dosyanın davacısının müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini bariz biçimde açıklar nitelikte bir delil olduğunu, Yukarıda anlatılan ve dosya içeriğinde asılları bulunan faturalardan açıkça görüleceği üzere, faydalı modelin üretimine ilişkin alınan ürünler ile müvekkiline ait faydalı modelin kopyalanarak davacı/karşı davalı tarafından üretimine geçmesi neticesinde taraflarınca davacı/karşı davalının ürünü hakkında "Gerekli araştırma yapılmadan, patent hakkını koruma altına alan davalının ürününe almış olduğu patentin iptaline karar verilebilmesi" gerekçesi ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/139 Esas sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığını ve Yerel Mahkemece asıl dava ve karşı dava olarak dosyaların birleştirildiğini, Kendilerince açılan davada yerinde inceleme yapılmayıp, birleşen dava içerisinde yer alan bilirkişi raporları doğrultusunda Yerel Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişinin yeniden bir rapor tanzim ettiğini ve kurulan hükümün de bu şekilde tanzim edilen rapor doğrultusunda kurulduğunu, Davacı/birleşen davalının davasının alınan bilirkişi raporları doğrultusunda reddine karar verilmesi yerinde olup, kendilerince açılan hükümsüzlük davasının yeterli inceleme yapılmadan reddine karar verilmesi eksik inceleme neticesinde hatalı ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkeme tarafından kurulan hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava, patente tecavüzün önlenmesi, durdurulması ile tazminat, birleşen dava ise; patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi taleplidir. Birleşen dava dosyasında aldırılan 07.09.2020 tarihli denetime elverişli teknik bilirkişi raporu ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen ... (B) nolu incelemeli patent belgesinin davalı ... adına değil, .... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, davalı ...'nun bu patentin buluş sahibi olduğu, ... (B9 no.lu incelemeli patent belgesinin başvuru tarihinin 19.04.2012 olduğu, bu tarihten önce kamuya sunulmuş olduğuna ve dava konusu patentin başvurusunun istemleri ile belirlenen koruma kapsamını “yenilik” ve “buluş basamağı kriterleri açısından tehdit eden bir belgenin/delilin varlığına dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, davalı-birleşen davada davacı tarafça sunulan faturaların ve broşürlerin ürünün teknik unsurlarını içermediği, yenilik giderici delil olarak dikkate alınamayacağı, bu nedenle dava konusu patent tescilinin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, bu itibarla birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Diğer yandan, asıl davada ... numaralı Patent ile tecavüze konu olan ürünler üzerinde, yerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilen 29.09.2019 tarihli bilirkişi raporu ve ek rapor dikkate alındığında, teknik incelemeye göre, incelenen üründe davacı patentinin 1.D unsurunda yer alan "nano karbon malzeme" bulunmadığı, asıl dava yönünden patente tecavüzün söz konusu olmadığı, bu nedenle asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar 14.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı-birleşen davada davacıya ait ... nolu faydalı model belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin, yenilik vasfı taşımadığı, bu nedenle davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... sayılı patentin 1 nolu bağımsız istemi ile korunan hakları ihlal eder nitelikte olduğu belirtilmiş ise de; raporun tescil belgeleri karşılaştırmak suretiyle düzenlenmiş olması nedeniyle tecavüz davasında hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, bu itibarla aksi yöndeki istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından asıl davacı-birleşen davalı ile asıl davalı-birleşen davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.