5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Anayasa Mahkemesinin, 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı; iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Yasalar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince sanık hakkında müşteki ...'ye yönelik kasten yaralama suçundan verilen cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında katılan ... ile müştekiler ... ve ...'ye yönelik hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca hapis cezasına mahkümiyetin sonucu olarak hak yoksunluğuna hükmedilmemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 28/04/2009 gün 2008/5-202 Esas, 2009/102 sayılı Kararında da belirtildiği üzere bu hususun mahkümiyetin yasal sonucu olması nedeniyle kazanılmış hakka konu olamayacağı ve infaz sırasında nazara alınması mümkün görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık hakkında görevli memura hakaret ve direnme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında katılan ... ile müştekiler ... ve ...'ye yönelik hakaret suçundan dolayı seçenek yaptırımlardan adli para cezası tercih edilmesine rağmen, görevli memura hakaret suçundan dolayı temel cezanın belirlenmesi sırasında seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilmesinin gerekçelerinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi suretiyle çelişkili uygulama yapılması, Görevli memura hakaret suçundan hüküm kurulurken eylemin kamu görevlisine yönelik işlendiği kabul edilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a maddesi yerine 125/1 maddesi uygulanmış ise de, “sanığın amacı ve kastının yoğunluğu” şeklindeki gerekçelerle sonuç olarak sanığın alt hadden cezalandırılmasına karar verildiği halde, direnme suçundan kurulan hükümde “suçun işleniş şekli, sanığın amacı, meydana getirdiği sonuç” gerekçe gösterilerek bu kez alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yoluna gidilerek çelişkiye neden olunması, direnme suçunun silahla işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında TCK'nın 264/4. maddesinin uygulanmaması, Kabule göre de; Sanık hakkında her iki suçla ilgili olarak TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hapis cezasına mahkümiyetin kanuni sonucu olan hak yoksunluğuna hükmedilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap