11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/9700 E. , 2012/1559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2009/143-2010/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “HİDROMAK” ibareli markası ile tüm dünyada pazarlanan iş makineleri ve ataşmanlarına ilişkin tanınmışlığa sahip olduğunu, davacı şirketin 1978 yılında kurulduğu tarihten bu yana “HİDROMEK” ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığını, davacının “HİDROMEK” ibareli tescilli markaları ile 45 ülkeye ihracat yaptığını, davalının “HİDROMAK” markasının davacıların markaları ve ticaret unvanı ile benzer olduğunu, karışıklığa neden olduğunu, davalı markasının iş makinaları ve buna bağlı ataşmanlarda kullanılmasının davalıya haksız yarar sağladığını, davacının itibarına zarar verdiğini ileri sürerek, davalı şirketin marka ve unvan kullanımlarının davacının marka ve ticari ünvanına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka ve ünvanının ayrı ayrı sicillerden terkinine, men ve ortadan kaldırılmasına, davalının 2003/31348 tescil nolu HİDROMAK markasının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, hükümsüz sayılmasına, markalar sicilinden terkinine, iltibasa ve haksız rekabete neden olduğundan davalının ticari ünvanının ticaret sicilinden terkinine, kararın Türkiye genelinde yayınlanan gazetelerde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin marka tescilinin kesinleşmesinin iki yıldan fazla olduğunu, müvekkilinin 1996 yılından itibaren HİDROMAK ibaresini ticaret unvanında ve 2003 yılından sonra da marka olarak kullandığını, davacı ile davalı şirketin birbirlerinden alışveriş yaptıklarını, müvekkili şirketin Adana'da faaliyette bulunduğunu ve ticaret unvanı konusunda bir tecavüzünün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının marka ve ticaret unvanının davacnın marka ve ticaret ünvanı ile benzer olduğu, tüketicilerin karıştırma tehlikesiyle karşılaşılacağı gerekçesiyle davalı adına 2003 31348 sayılı HİDROMAK logolu 7, 09, 12 emtialar yönünden tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne, Hidromak unvanının ticaret sicilinden terkinine, Hidromak ibaresinin davalının tüm tanıtıcı enstrümanlarından çıkartılmasına, çıkartılması mümkün olmayanların imhasına, mahkeme kararının ilanına karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Mahkemece, davacı adına tescilli “Hidromek” markasının 556 sayılı KHK nın 7/1-i bendi anlamında tanınmış marka olduğu belirlendiğine göre, dava konusu 2003/31348 sayılı markanın davacı markasının tescilli olduğu emtia ile aynı sınıftaki aynı ve benzer tür emtia dışında kalan ve farklı sınıflar niteliğindeki 09. ve 12. sınıf emtia bakımından da hükümsüzlüğe karar verilebilmesi için; TRİPS'in 16/3. fıkrası uyarınca dava konusu markanın farklı sınıflarda kullanılması halinde tanınmış markanın sahibi ile arasında bir bağlantı olduğunu göstermesi ve bu kullanım şekli nedeniyle tescilli marka sahibinin menfaatlerinin zarar görme tehlikesi mevcut olduğunun saptanması gereklidir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu markanın kapsadığı 09. ve 12. sınıflar yönünden yapılan değerlendirme TRİPS'in 16/3. fıkrası hükmü karşısında denetime elverişli ve hüküm vermeye yeterli görülemeyeceğinden bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınmaksızın davanın 09. ve 12. sınıflar yönünden de kabulü doğru görülmemiştir.
3.Davalı adına tescilli ticaret ünvanı 10/02/1995 tarihinde sicile tescil edilmiştir. Huzurdaki davanın 14/09/2007 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davalının ticaret ünvanını sicile tescil ettirdiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalıya karşı herhangi bir niza yaratmadığı göz önüne alınarak, davalı ticaret unvanı'nın tescilinden itibaren aradan uzunca bir süre geçtikten sonra iş bu davayı açmasının Türk Medeni Kanunun 2. maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı tartışılmaksızın ''Hidromek'' ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine ilişkin talep bakımından da davanın kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.