43. Hukuk Dairesi
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu delil listesi ve eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacının sermaye borcunu ödemediğini, yıllardır şirkete gelmediğini, şirketin sorunları ile ilgilenmediğini, bu nedenle davacının kar payı ödenmesine ilişkin talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin faaliyetlerinden zarar ettiğini bu nedenle de Davacının Kar payına ilişkin talebi karşılanamayacağını, ülkemizde yaşanan ağır ekonomik sıkıntıların da etkisi ile kazanç elde edemediği gibi şirketin çeşitli sabit giderleri (kira, elektrik, su ve sair giderler) yıllardır davalı şirket tarafından karşılandığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 608'de kar payının sadece net dönem karından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden ödenebileceği bu nedenle şirketin elde edilemeyen net karı bulunmadığı için ortaklara kar payı ödemesi yapmadığını, davalı şirketin bu yıl için yapılması gereken olağan genel kurul toplantısının yapılması gereken zaman henüz gelmediğini, davacı tarafından genel kurulun toplanması beklenmeden ve talepleri genel kurulda gündeme getirilmeden dava yoluna başvurduğunu, usulüne uygun bir şekilde şirketten talep edilmeyen haklara ilişkin olarak davacı tarafından dava açılmış olması davacının kötüniyetle hareket ettiğini, davacının henüz zamanı gelmeyen olağan genel kurula ilişkin bilgilendirilmediği iddiası tamamen afaki ve soyut olduğunu, davacının dava açmadan önce kar dağıtımı talebi ile ilgili ortaklar kurulunun toplanması ve genel kurula böyle bir gündem maddesi konulması talebi olmadığını, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının davalı şirkete sermaye borcu olması sebebiyle talep edilen kar payına ilişkin olarak takas mahsup taleplerinin olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesine talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Yapılan yargılama sonucu; 6102 sayılı TTK'nın 616/1-e maddesi uyarınca limited şirketlerde kar payı dağıtımında münhasır yetkili organ Genel Kuruldur. Bu yetki Genel Kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Limited şirketlerde şirketin kar elde etmiş olması, kendiliğinden limited şirket ortağına kar payı talep etme yetkisi vermeyecektir. Şirket ortaklarına kar payı dağıtılabilmesi için, öncelikle ortaklara kar payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir kararın alınması gerekmektedir. Kar payı, Genel Kuruldan verilen dağıtım kararından sonra ortaklarca talep edilebilir hale gelir. Genel Kurul da kar payı dağıtımına ilişkin karar alınmadığı müddetçe kar payı dağıtımının yapılması mümkün değildir. Genel Kurul tarafından kar payı dağıtılmamasına karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının iptali istemi ile dava açılması mümkün ise de kar payının tespiti ve ödenmesine yönelik olarak doğrudan dava açılması mümkün değildir. Somut olayda da davacı doğrudan limited şirket ortağı olarak kar payının tespitini talep ettiğinden bahsedilen gerekçe ile doğrudan bu davayı açması mümkün olmadığından talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının diğer bir talebi olan bilgi alma hakkının incelenmesi sonucu; 6102 sayılı TTK'nın 614.maddesine göre '' Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi var ise müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir. Bu konuda ortağın başvurusu üzerine Genel Kurul karar verir. Genel Kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engeller ise, ortağın istemi üzerine mahkeme bu husus da karar verir. Mahkeme kararı kesindir. '' Yukarıda ki yasal düzenleme uyarınca davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilmek için öncelikle davalı şirket Genel Kuruluna başvurması gerekmektedir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın