Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

GAZİANTEP

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
DAVACI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/09/2022
KARAR TARİHİ: 19/09/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 21/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 02/07/2022 tarihinde 17:10 sularında ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile müvekkili ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın sol yan kısmına kusurlu olarak çarptığını, müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilin aracında ciddi derece hasar bulunduğunu, kaza sonrasında tespit tutanağı tutulduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak bir sonuca varılamadığını belirtmiştir. Bu nedenle fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalması kaydıyla araçta oluşan değer kaybının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

SAVUNMA

Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın açmış olduğu davayı kabul etmediklerini, öncekilkil zamanaşımı def’imiz ve gerekçeli itirazlarımız dikkate alınarak Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, Karşı taraf vekilinin kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davacı tarafa talep tutarının açıklattırılması aksi halde davanın reddini, Aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, Değer kaybına ilişkin taleplerin reddini aksi kanaatte olunması halinde uzman sigorta eksperinden rapor alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLER

1.Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,

2.Kazaya ilişkin görüntü tespit tutanağı,

3.Davalı ... tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,

4.İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,

5.Dosyada mündemiç kusur ve makine mühendisi bilirkişi raporları,

6.İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası sonucu araçta oluşan değer kaybı tazminatı istemlerine ilişkindir. Davaya konu kaza 02/07/2022 tarihinde ...plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelmiştir. ... plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı ... nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu kazaya ilişkin olarak ilgili kolluk kuvvetlerince kaza tespit tutanağı düzenlendiği görülmüştür.

Kusur durumunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan 12/12/2022 tarihli kusur raporunda özetle; ... plakalı motosiklet sürücüsünün 2918 sayılı KTK m.47/b hükmünü ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusur ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş mütalaa edilmiştir. Kusur raporundaki tespitlerin dosyada bulunan deliller ile uyumlu olduğu ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Kusur durumu tespit edildikten sonra aracın değer kaybının tespitine geçilmiştir.

Burada hemen belirtmek gerekir ki Anayasa Mahkemesi'nin 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı ve 29/12/2022 Tarihli kararı ile 7327 sayılı kanun ile değişik 2918 sayılı KTK m.90/2 hükmü iptal edilmiş olup bu haliyle de 04/12/2021 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın da uygulanma olanağı kalmamıştır.

Nitekim bu yönde ve daha önceki benzer AYM iptal kararı sonrasında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1843 Esas, 2020/1278 Karar sayılı ve 04/12/2020 Tarihli ilamında "...2918 Sayılı Yasanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki son hali "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. Anayasa Mahkemesi İptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekir..." denilmektedir.

Genel şartların uygulanma olanağı bulunmadığından burada zarar miktarının tespiti noktasında genel şartlardan önce mevcut olan uygulamanın esas alınması gerekecektir. Buna ilişkin olarak benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7769 Esas, 2016/11925 Karar sayılı ve 26/12/2016 Tarihli ilamında "...Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir..." denilmektedir. Dolayısıyla eldeki uyuşmazlıkta da bu yönde değerlendirme yapmak gerekecektir. Bu haliyle de 10/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda rayiç değer üzerinden yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen 27.297,00 TL'ye mahkememizce itibar edilmiş olup davacının iş bu dava kapsamında toplam 27.297,00 TL talepte bulunabileceğine kanaat getirilmiştir.

Davacı vekilinin 16/05/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerinin 27.297,00 TL olarak arttırdığı görülmüştür. Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Davacı vekili dava ve bedel artırım dilekçesi ile başvuru tarihinden itibaren bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faizi hükmedilmesini talep etmiştir.

Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı ... şirketine başvuru yapmışsa da başvurunun hangi tarihte davalıya ulaştığına dair dosyaya herhangi bir delil sunmamıştır.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinin ekinde sunulan davalının cevabi yazısının tarihi 18/08/2022 olup başvurunun en geç bu tarihte ulaşmış olduğuna kanaat getirilmiştir. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 31/08/2022 tarihidir. Ayrıca davacı vekili her ne kadar bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faizi talebinde bulunmuşsa da davalı ... şirketince sigortalı araç otomobil olup burada hükmedilmesi gereken faiz türü yasal faizdir. Bu haliyle de 31/08/2022 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.

Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile; 27.297,00 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 31/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

2.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 27.297,00 TL üzerinden alınması gereken 1.864,66 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile toplam 449,09 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.334,87‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, toplam 449,09 TL ıslah harcı ve 2.274,4‬0 TL yargılama giderinin toplamından oluşan ‭2.884,89‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4.Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi.19/09/2023

Karar Etiketleri
19.09.2023 KABULÜNE YERELHUKUK DIGER Trafik Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı Yasanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki son hali "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu