Esas No
E. 2011/3976
Karar No
K. 2012/11900
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2011/3976 E.  ,  2012/11900 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2008/301-2010/816 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılar ile müvekkili banka arasında akdedilen genel ticari kredi sözleşmesi ile davalı asıl borçlu .... San. Tic. Koll. Şti lehine kredi açıldığını ve kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi taahhütlerinin yerine getirilmemesi sebebi ile krediye bağlı hesabın kat edildiğine dair ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen davalıların borcu ödemediklerini ileri sürerek, toplam 48.770,30 TL'nin asıl alacağa işleyecek cari ticari kredi temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar .... San. Tic. Koll. Şti ve ... vekili, müvekkili .... San. Tic. Koll. Şti'nin yıllardır davacı banka ile çalıştığını, müvekkilinin davacı bankadan dava konusu krediyi kullanmadığını, banka çalışanı ...'nun 10.01.2007 tarihinde intihar etmesi sonucu ortaya çıkan zimmet olayına bağlı bu şahsın müvekkili adına kredi kullandığını, açılan kredinin usulüne uygun tahsis edilmediğini, BK'nun 55. maddesi gereği banka personelinin sebep olduğu zarardan davacı bankanın sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, yargılamaya katılmamış, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; kredi çekilen dekont üzerindeki müşteri imzasının varlığının yapılan işlemin usulüne uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı, dekont ve tediye fişlerindeki imzaların hile yoluyla alındığının anlaşıldığı, Savcılık soruşturma dosyaları ve banka müfettiş raporlarından, banka görevlisi Esat Şerefhaoğlu'nun büyük çaplı usulsüz işlemler neticesinde zimmet fiilini işlediğinin sabit olduğu, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin bulunduğu, davacı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığı, banka çalışanının intihar etmeden önce düzenlediği ve bizzat kendi eli ürünü olduğu tespit edilen "Bana ait kredileri işaretledim." şeklinde not düştüğü 07/01/2007 tarihli kredi fihristinin 21. sırasında davalı ....San. Tic.Ltd. Şti 'nin işaretli bulunduğu, davacı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, ticari kredi sözleşmesine dayalı olduğu ileri sürülen banka alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu kredinin davalılardan banka müşterisi şirket tarafından kullanılmadığı, banka çalışanının usulsüz işlemiyle şirketin iradesi dışında borçlandırıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, davalı şirket yetkilisi Maşallah Işık banka müfettişine verdiği 04.07.2007 tarihli ifadesinde; 07.12.2004 tarihli 50.000,00 TL. tutarlı, 03.05.2005 tarihli 50.000,00 TL tutarlı, 06.10.2005 tarihli 15.000,00 TL tutarlı kredilerin şirket tarafından kullanıldığını, 29.09.2006 tarihli 32.000,00 TL tutarlı kredinin şirket tarafından kullanılmadığını, 10.10.2006 tarihli 12.500,00 TL BCH nakit krediyi hatırlamadığını beyan etmiştir.

Banka görevlisi ... tarafından düzenlendiği ve işaretlendiği belirtilen “bana ait kredileri işaretledim- Esat- Krediler fihristi- KİK” başlıklı listede de 21. sıradaki davalı şirket adına kullandırılan kredi bölümü işaretliyse de listenin 22., 85., 256. sıralarında gösterilen davalı şirket adına kullandırılan krediler işaretli bulunmamaktadır. Yine taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 194-513 sayılı 12.12.2007 tarihli kararının Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.02.2009 tarihli 2008/6464 Esas 2009/783 Karar sayılı ilamıyla onandığı görülmektedir.

Bu itibarla, mahkemece, dava konusu edilen alacağın davalı şirkete kullandırılan hangi kredilere ilişkin olduğunun, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.02.2009 tarihli 2008/6464 Esas 2009/783 Karar sayılı ilamıyla onandığı anlaşılan taraflar arasında görülen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin itirazın iptaline ilişkin dava dosyasının getirtilerek, dava konusu ile ilgisinin tespiti ile gerekirse yeni bir bilirkişi raporu ile uyuşmazlığın ve alacağın belirlenmesi, davacı iddiaları üzerinde durularak araştırma yapılması varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken dosya içeriğiyle örtüşmeyen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 04/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog