5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İddianame ve ek iddianamelerde, suç tarihlerinde S.S. Susurluk ve Köyleri Yaş Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifinin başkanı olan sanık ...'in kendi şahsi borcuna ilişkin olarak kooperatifin asıl borçlu, kendisi ve kooperatif üretim sorumlusu ...'ın ise kefil olarak gösterildiği 5400 USD bedelli senetle ilgili olarak senet alacaklısı ... Konserve A.Ş. tarafından gerçekleştirilen icra takibi sırasında, tanık ... ...'in borçlusu olduğu 11.000 TL bedelli senedi bu şahsi borcu nedeniyle temlik ettirmek suretiyle, kooperatifte sayman olarak görev yapan diğer sanık ... ile birlikte zimmet suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; suç tarihlerinde kooperatif üretim sorumlusu olarak görev yapan ve suçlamalara konu 5400 USD bedelli senette kefil sıfatıyla imzası bulunan tanık ...'nın beyanlarında, bu senedin kooperatif adına düzenlenmesine rağmen alınan tohumların sanık ...'in kişisel borcuna karşılık olarak ... Tarım isimli işyerinde ... ... isimli şahsa teslim edildiğini belirtmiş olmasına göre adı geçen ... ... isimli şahsın ve ... Konserve A.Ş. yetkililerinin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması ve temlik işleminde kullanılan sanık ...'in alacaklısı olduğu 11.000 TL'lik senetle ilgili olarak dinlenen senet borçlusu tanık ...'ın duruşmadaki beyanı ile sanık ... ile aralarında herhangi bir borç ilişkisi olmadığını ve bu senedi kooperatife olan borcu nedeniyle imzaladığı yönündeki talimatla alınan beyanları arasındaki çelişkiler giderilip, bahse konu 11.000 TL bedelli senetle ilgili olarak sanık ...'ın kooperatife borcu bulunup bulunmadığı hususunda kooperatif kayıtlarının incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu aldırılmasından sonra, sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle her iki sanığın da tüm eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Hükümden sonra, 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın