11. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 05/03/2024
İlk Derece Mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, istinaf incelemesi HMK'nın 356. vd. maddelerince duruşmalı olarak yapılan açık yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirkete, davalı tarafından 02.03.2015 tarih .... seri numaralı 52.081,02-TL bedelli faturanın tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından süresi içerisinde bu faturaya Mersin 2. Noterliği'nin 24.03.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, davalı şirket tarafından Bakırköy 2. Noterliği'nin 08.04.2015 tarihli ihtarnameyi müvekkiline gönderdiğini, Bakırköy 2. Noterliği'nin ihtarname ekindeki fatura aslının müvekkiline tekrar tebliğ edildiğinden, bu ihtara Mersin 3. Noterliği'nin 15.04.2015 tarih ve ... yevmiyeli ihtarname ile cevap verildiğini, faturaya itiraz edildiğini ve faturanın davalıya tekrar iade edildiğini, faturaya taraflarınca itiraz edildiğini ileri sürerek, teminattan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 19.10.2012 tarihinde Münhasır Dağıtım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu ürünlerin muhafazası için gereken derin dondurucu dolaplarla ilgili hükümlerin yer aldığını, müvekkili tarafından davacıya 02.03.2015 tarih .... seri numaralı 52.081,02-TL bedelli faturanın tebliğ edildiğini, davacı şirketin Mersin 4. Noterliği'nin 24.03.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi çekerek akdedilen sözleşmeyi, faturaya dayalı ticari ilişkiyi, faturaya konu malların teslim alındığını açıkça inkar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu faturanın her iki tarafın defter ve kayıtlarında yer almadığı, fatura münderecatındaki emtianın teslimine dair herhangi bir belge ve kaydın bulunmadığı, bu fatura dışında cari hesaptan kaynaklı 21.085,56-TL alacak hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, bu alacağın ödendiği ve bu hususun dava konusu olmadığı, dava konusu ... seri numaralı 02/03/2015 tarihli 52.081,02-TL bedelli faturadan dolayı davacının borçlu olmadığı, davalı tarafın herhangi bir alacağı ve riski kalmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAİREMİZİN 30/11/2017 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI İLAMI İLE: "...Mahkemece yapılan yargılamanın 02/12/2016 tarihli celsesinde, davalı vekilinin yurt dışında olacağından bahisle mazeret dilekçesi verdiği anlaşılmış, ara kararı ile mazeret yerinde bulunmayarak reddedilmiş, davalı taraf Yasa'nın emredici hükmüne rağmen sözlü yargılamaya davet edilmeksizin duruşmaya devam edilerek hüküm kurulmuş olması, adil yargılama ilkesini zedeler nitelikte olup, usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Her ne kadar davalı vekilince, ön inceleme duruşmasına yetki belgesi sunmaksızın davalı şirket vekili olarak katılan meslekdaşlarına mahkemece delil listesini sunması için kesin süre verilmesinin doğru olmadığı, davalı şirketin asıl vekiline ön inceleme tutanağının tebliğ edilmesi ve delili listesinin sunulması hususunda süre verilmesi gerektiği istinaf nedeni olarak gösterilmiş ise de, UYAP kayıtlarından yapılan incelemede; Üsküdar 17. Noterliği'nin 17/04/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ve Üsküdar 3. Noterliği'nin 27/11/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı şirketin yetkili kıldığı avukatlar arasında İstanbul Barosu avukatlarından Av. ... nün de yer aldığı, vekaletnamelerin başkalarını tevkil ve teşrik yetkilerini de kapsadığı, Av. ... tarafından 31/03/2014 tarihli yetki belgesi ile Av. ...'a yetki verildiği, Av. ... tarafından da 29/12/2015 tarihli yetki belgesi ile Av. ...e yetki verildiği, bu bağlamda 30/12/2015 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasına davalı vekili olarak katılan Av. ... in davalı şirketi vekil olarak temsil etme yetkisinin mevcut olduğu, dolayısıyla ön inceleme duruşma tutanağının davalı şirketin diğer vekillerine tebliğinin gerekmediği, kaldı ki ön inceleme duruşmasında davalı vekiline delil listesini sunması hususunda kesin süre verilmediği, (6) nolu ara karar ile "taraf vekillerinin delil listesinde bildirdikleri delillerin ilgili yerlerden istenilmesine" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Öte yandan taraflar arasında 19/10/2012 tarihinde imzalanan münhasır dağıtım sözleşmesinin 7.1. maddesinde, sözleşmenin süresinin, imzalandığı tarihten itibaren bir yıl olarak düzenlendiği, süre bitiminden bir ay önce taraflar yazılı fesih bildiriminde bulunmadıkları taktirde sözleşmenin bir yıl daha aynı şartlarda uzamış kabul edileceğinin öngörüldüğü, taraflarca sözleşmenin feshedildiği yönünde bir iddia ve belge sunulmadığından anılan sözleşmenin birer yıllık sürelerle uzadığının kabulü gerektiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporlarından davacı ve davalı şirketin 2014-2015 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığının anlaşıldığı, oysa ki taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşmenin imzalandığı 19/10/2012 tarihinde başladığı, sözleşme kapsamında derin dondurucu dolapların davalı tarafından davacıya teslim edilip edilmediğinin tespiti yönünden tarafların 2012 ve 2013 yılı ticari defter ve kayıtlarının da SMMM bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiği, ayrıca davalı vekilinin UYAP'tan gönderdiği 04/06/2015 tarihli cevap dilekçesinde fatura konusu dolapların teslim edildiğine dair tutanakların mevcut olduğu ve bu tutanakların dosyaya ibraz edileceğinden söz edildiği, davalı vekilinin sözünü ettiği teslim tutanakları ibraz ettirilmeden ve tarafların 2012-2013 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği ve sözleşmenin kapsamına göre derin dondurucu dolapların davacı tarafça teslim alındığının karine olarak kabul edilip edilemeyeceği irdelenip tartışılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Bu duruma göre davalı vekilinin sair istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülüp varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında 2004 yılı öncesinden dava tarihine kadar devam eden ticari ilişki olduğu, dava konusu faturanın her iki tarafın defter ve kayıtlarında yer almadığı, fatura mündericatındaki emtianın teslimine ilişkin herhangi bir belge ve kaydın bulunmadığı, fatura dışında cari hesaptan kaynaklı 21.085,56-TL alacak hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, bu alacağın ödendiği ve bu hususun dava konusu olmadığı, dava konusu olan ... seri numaralı 02/03/2015 tarihli 52.081.02-TL bedelli faturadan dolayı davacının borçlu olmadığı, davalı tarafın herhangi bir alacağı ve riski kalmadığı anlaşıldığından, teminat mektubunu iade etmesi gerektiği sonucuna varılmakla Antalya BAM 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamındaki eksiklikler de giderilmek suretiyle davanın kabulüne, 02/03/2015 tarih ve ... Seri nolu düzenleyeni ... Sanayi ve Ticaret A.Ş., borçlusunun davacı olduğu faturadan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından davalıya verilen ... A.Ş. ... Şubesi tarafından düzenlenen .... nolu 150.000,00TL bedelli teminat mektubunun davacıya iadesine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin 09/11/2016 tarihli 1 nolu ara kararı gereğince 52.081,02 TL'lik kısım için eksik harcın ihmali amacıyla süre verildiğini, bu ara karar gereğince harcın taraflarınca ihmal edildiğini, sonuç olarak dava değerinin 150.000,00 TL +52.081,02 TL=202.081,02 TL olup bu değer üzerinden vekalet ücreti hesaplanarak taraflarına 18.074,86 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde;
İlk derece mahkemesince, bölge adliye mahkemesi kararında istenen bilirkişi incelemesinin yaptırılmadığını, taraflarına talimat mahkemesince ek bilirkişi incelemesine dair tebligat yapılmadığını, bu nedenle rapor ve yapılmayan incelemeyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını, farklı bir bilirkişiden inceleme yaptırılmasına ilişkin taleplerinin de mahkemece reddedildiğini, derin dondurucu dolapların davacı tarafça teslim alındığına karine olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tartışılmadığını, oysa sözleşeme ile birlikte değerlendirildiğinde dolapların teslim edildiğinin karine olduğunun açık olduğunu, dolapların iade edilmediğinde düzenlenecek faturaya davacının itiraz etmeyeceğini, sözleşme de serbest iradesi ile kabul edilmiş olduğunu, bu maddenin dahi dolapların teslim edildiğine dair karine teşkil ettiğini, davacının kendisine teslim edilen derin dondurucu dolapların iade etmediğini, davacının müvekkilininden alındığı ürünleri kendi müşterilerine sattığını, ürünlerin muhafazası amacıyla derin dondurucu dolapların mülkiyeti müvekkilinde kalmak üzere ariyet olarak müvekkilinden davacının temin ettiğini ve kendi müşterilerinin adreslerine bıraktırdığını, dolapları iade edilmesinden davacının sorumlu olduğunun sözleşme de yer aldığını, ancak davacının dolapları müvekkilinden teslim almadığını iddia ederek inkar yolunu seçtiğini, dolap bedellerini de içeren alacak riskine karşı alınmış olan teminat mektubunun nakde çevrileceğinin davacıya ihtar edildiğini, davacının ise ihtara karşı tüm ticari ilişkiyi inkar yolunu seçtiğini, oysa taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğuna ilişkin kuşkunun bulunmadığını, bu hususta yazılı sözleşeme olduğu gibi davacının dava tarihinden sonra borcunu kabul edip ödediğini, davacının teslim almadan bu ticareti gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, menfi tespiti istenen tutarın daha fazlası üzerinden dava değeri gösterilmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, çünkü dava konusu teminat mektubunun 52.081,02 TL kısmının bozdurulacağının ihtar edildiğini, dolasıyla bu rakam dışında kalan tutar yönünden davacının borçlu olmadığını tespitini istemekte hukuki menfaatinin bulunmadığını, dava değeri bu tutar olması gerekirken 150.000,00 TL teminat mektubu üzerinden müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, teminat mektubunun cari hesap alacağını da kapsadığını, dava tarihinden sonra ödenen borç nedeniyle müvekkilinin teminat mektubunu elinde tutmasında haklı olduğunu, teminat mektubunun dava konusu olması nedeniyle hüküm kesinleşmeden iade edilmemesi gerektiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı menfi tespit ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. DAİREMİZİN 12/03/2021 tarih ... Esas, ... KARAR SAYILI İLAMI İLE: "...Davacı vekili, dava değerinin 150.000,00 TL temin mektubu bedeli+ 52.081,02 TL fatura bedeli=202.081,02 TL olduğunu, bu nedenle bu bedel üzerinden lehlerine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesini ileri sürmüş ise de; tarafların kabulünde olan 19/10/2012 tarihli Münhasır Dağıtım Sözleşmesi'nin teminat başlıkı 6. maddesinde dağıtıcının bu sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerinin ve oluşan ticari riskini karşılamak için bankalardan alacağı 150.000,00 TL kati ve teminat mektubunun ...a vermeyi kabul ve taahhüt ettiğinin belirtildiği, davalı vekilinin dilekçelerinde de teminat mektubunun cari hesap alacağını da kapsadığını belirttiği, davacı tarafın borçlu olmadığının tespitini istediği fatura miktarının 52.081,02 TL olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince dava değerinin 150.000,00 TL olarak belirlenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili, tarafların kabulünde olan 19/10/2012 tarihli münhasır dağıtım sözleşmesi gereğince derin dondurucu dolapları davalı tarafa teslim edildiğinin karine olarak kabul edilmesinin gerektiğini, iddia edip istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de; sözleşmenin içeriğinde, dava konusu edilen 52.081,02 TL bedelli faturaya konu derin dondurucu dolapların ve mısır arabalarının davalı tarafça davacıya teslim edildiğine ilişkin bir ibarenin bulunmadığı, davacının da söz konusu derin dondurucu dolapları ve mısır arabalarının taraflarına teslim edildiğine dair bir kabulünün olmadığı, davalı tarafça Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince verilen kesin süreye rağmen faturaya konu derin dondurucu dolapları ve mısır arabalarının davacıya teslim ettiğine dair yazılı bir belge sunulmadığı gibi bu konuda ticari defterlerinin ve yardımcı defterlerinin incelenmesi için yazılan talimat gereğince görevlendirilen bilirkişiye de söz konusu belge ve defterlerin sunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Tarafların defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre taraf defterlerinde dava konusu 52.081,02 TL bedelli faturanın kayıtlı olmadığı, dava konusu fatura haricinde davacının, davalıya dava tarihi itibariyle 21.084,01 TL borçlu olduğunun belirtildiği, dosyaya sunulan altında davalı şirket kaşesi ve imzası bulunan mutabakat formuna göre davalı ... A.Ş.'nin 31/03/2015 tarihi itibariyle 21.085,56 TL davacı ... Tarım... Ltd. Şti.'den cari hesap alacağının bulunduğunun belirtildiği, onay bölümünde de davacı ... Tarım... Ltd. Şti.'nin kaşesi ve imzasının bulunduğu ve 31/03/2015 tarihi itibariyle yukarıda belirtilen 21.085,56 TL bakiye de mutabık olduklarının işaretlendiği, tarafların bu mutabakat formuna bir itirazlarının bulunmadığı, davalı tarafça, davacı adına düzenlenen dava konusu 52.081,02 TL bedelli faturanın tarihinin bu mutabakat formundan önce 02/03/2015 tarihli olduğu da gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince dava konusu fatura nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığına ilişkin kabulde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı tarafın fatura nedeniyle alacaklı olduklarına dair istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmştır.
Ancak, tarafların kabulünde olan 19/10/2012 tarihli sözleşmede davacı tarafça iadesi istenen 150.000,00 TL teminat mektubunun davacının sözleşmede doğan tüm yükümlülüklerinin ve oluşan ticari riskini karşılamak için davalıya teslim edeceğinin belirtildiği, yargılama devam ederken tarafların 31/03/2015 tarihi itibariyle mutabık oldukları cari hesap bakiyesi 21.085,56 TL'yi davacının davalıya 22/09/2016 tarihinde ödediği, bu nedenle dava tarihi itibariyle davalının teminat mektubunun davacıya iade etmemesinde haklı olduğu, bu duruma göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olmuş olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir. Dairemiz kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 11/04/2023 TARİH ... ESAS, ... KARAR SAYILI İLAMI İLE: "Mahkemece davalı yandan dava edilen faturaya konu malların davacıya teslimine ilişkin bilgi ve belgelerin sunmasının istenmesi, davalı yana ispat hakkı tanınması gerekirken eksik değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, taraflar arasındaki 19.10.2012 tarihli Münhasır Dağıtım Sözleşmesi hükümlerinin değerlendirilmesinde dava edilen faturaya konu malların iade yükümlülüğü davacı tarafta olup mahkemece bu hususun kararda tartışılmaması da doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçe ile oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizce Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş olup hazır olan davalı vekilinin beyanı alındıktan sonra Yargıtay bozma ilamına direnilmiştir.
Şöyle ki; Yargıtay bozma ilamında belirtilen bozma sebebi Dairemizin 30/11/2017 tarih ... Esas ... karar sayılı kararında HMK 353/1-a-6 maddesi gereği ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması sebebi yapılmış olup, direndiğimiz kararımızın gerekçesinde de bu husus belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda davalı vekilinden cevap dilekçesinde belirttiği dava konusu derin dondurucu dolap ve mısır arabalarının teslimine ilişkin belgeleri sunmasının istenilmesine, davalı vekilinin Dairemizin kaldırma kararının da buna ilişkin olduğunu bilmesine rağmen cevap dilekçesinden itibaren sunacağını belirttiği teslime ilişkin belgeleri sunmamıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden itibaren sunacağını belirttiği teslime ilişkin belgeleri, yargılamanın hiçbir aşamasında sunmamış olması bu hususun Dairemiz gerekçesinde değerlendirilip, tartışılmış olmasına rağmen HMK'nın 145. maddesine de aykırı olarak Yargıtay bozma ilamının gerekçesinde davalı vekiline bu imkan tanınmasının gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle ve yine Yargıtay'ca Dairemiz'in kabulüne göre 19.10.2012 tarihli Münhasır Dağıtım Sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesinde dava edilen faturaya konu malların iade yükümlülüğü davacı tarafta olup mahkemece bu hususun kararda tartışılmamasının doğru olmadığı ve bozmayı gerektirdiği belirtilmiş ise de; Dairemiz kararında; davacı adına düzenlenen dava konusu 52.081,02 TL bedelli faturanın tarihinin 02/03/2015 tarihli olduğu ve bu tarihten sonra düzenlenen tarafların kabulünde olan 31/03/2015 tarihi itibariyle davacının davalıya 21.085,56 TL bakiye borcu olduğuna ilişkin mutabakat belgesi gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davanın kabulünün doğru olduğu gerekçesine yer verilmiş olup tüm bu hususlar gözetilerek önceki gerekçemiz değiştirilip, genişletilmeden direnme sebeplerimiz açıklanarak önceki kararımızda direnilmesine karar verilmiş olup direnilmesi sebebiyle önceki hüküm kurulmuştur.
Mahkememizin önceki kararında DİRENİLMESİNE;
1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
3.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/10/2019 Tarih ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
4.a-Davanın KABULÜ İLE; 02/03/2015 Tarih ve ... Seri nolu düzenleyeni ... Sanayi ve Ticaret A.Ş, borçlusunun davacı olduğu faturadan dolayı davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE, b-Davacı tarafından davalıya verilen ... A.Ş ... Şubesi tarafından düzenlenen ... nolu 150.000,00TL bedelli teminat mektubunun davacıya İADESİNE,
c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.246,50 TL harçtan peşin olarak yatırılan 3.451,08 TL harcın mahsubuyla bakiye 6.795,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, d-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı ile 3.451,08 TL peşin harç toplamı 3.478,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafı, keşif masrafından oluşan toplam 962,40 TL yargılama giderinin dava tarihindeki haklılık durumuna göre 827,18 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f-İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 13.063,15-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıyA VERİLMESİNE, g-İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, h-Gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5.İstinaf incelemesi yönünden; a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin yatırılan 2.561,62 Tl istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
c-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 52,70 TL posta masrafı olmak üzere toplam 174,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla birlikte Dairemiz kararının Yargıtay'ca bozulması üzerine duruşma açıldığından ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca davalı lehine vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA. f-Davalının temyiz başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, g-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
6.Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...