5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında rüşvet almak ve vermek suçlarından kurulan beraet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde: Sanık ...'ın CMK'daki yasal hakları hatırlatılarak yapılan yakalama işleminden sonra adli tahkikata esas olmak üzere doktor raporu alınmak üzere hastaneye götürüldüğü sırada görevli polis memurlarına samimi ikrarda bulunacağını söylediği ve polis memurlarının susma hakkı bulunduğunu tekrar hatırlatmasına karşılık "Ben haklarımı anladım, ancak ben durumdan rahatsızım. Bildiklerimi söylemek istiyorum. Ben bu ruhsatları ... isimli şahsa ruhsat başına 40 TL vererek araçları buraya getirmeden muayene yaptırıyorum." dediği ve sanık ...'nın olay günü polis memurlarınca yakalama işlemi yapıldığı sırada 12 adet araç ruhsatını muayene istasyonundan dışarı atmaya çalıştığı hususlarını içeren ve sanık ... tarafından imzalanan 11/08/2008 tarihli tutanak, düzenleyici polis memurlarının tutanak içeriğini teyit eden beyanları, sanık savunmalarının hayatın olağan akışı ve olayın oluş biçimine aykırı olması, diğer tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında ... ilçesinde trafik işlemleri takipçiliği yapan sanık ...'ın olay günü 17 adet araç ruhsatı ile fenni muayeneye esas belgelerini ... Karayolları 101. Şube Şefliği'nde görevli olan diğer sanık ...'ya söz konusu araçlar bizzat şubeye getirilip incelenmiş ve araçların trafiğe çıkabilir durumda oldukları tespit edilmişçesine resmi belge tanzim etmesi için teslim ettiği ve yaptıkları anlaşma gereği ruhsat başına bu şahsa 40 TL verdiği, bu surette sanıkların yüklenen rüşvet verme ve rüşvet alma suçlarını işledikleri anlaşılmasına rağmen ... hakkında TCK'nın 254. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerekip gerekmediği üzerinde durularak cezalandırılmaları yerine dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde beraet kararları verilmesi, Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesine gelince; Kamu görevlisi ... tarafından ... ve ... plakalı araçlarla ilgili olarak tanzim olunup imzalanan ve bu araçların trafiğe çıkabilir durumda olduklarına dair bildirimleri içeren "Araç Trafik Tescil Müracaat ve İşlem Form” larının bağımsız birer resmi belge niteliğinde olması ve söz konusu şerhlerin gerçekte araçlar belgeleri tanzim eden sanık tarafından muayene edilmediği halde bu durumun aksini ifade etmeleri karşısında tebliğnamedeki bu formların içeriklerinin doğru olduğu ve bunların sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmasına imkan vermeyeceğine dair düşünceye iştirak edilmemiş; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, sahteliği kabul edilen ve adli emanette bulunduğu anlaşılan belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve yapılan tahrifatın aldatıcı nitelikte olup olmadığı kararda tartışılarak belgelerin denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi, Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlediği kabul edilmesine rağmen sanık ... hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap