Esas No
E. 2010/10682
Karar No
K. 2011/12801
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2010/10682 E.  ,  2011/12801 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 01/09/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1.Davacının, davalı ...'ne yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava davalı hastanede tedavi olan davacının hatalı teşhis ve tedavi sonucu zarar gördüğü iddiası ile tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılara atfı kabil kusur olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı maruz kaldığı zararın üniversite rektörlüğünün de kusuru sonucu meydana geldiğini iddia etmiş, mahkemece davalının bir kusuru olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.

Halbuki İdare’nin, hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana geldiği düşünülen zararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Mahkemece, HMUK.m.7 ve 428/b.2 hükümleri gereğince davalı ... yönünden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi; usul ve yasaya uygun olmadığından temyiz edilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

2.Davacının davalı üniversiteye bağlı hastane çalışanları olan diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince: Dava, kamu görevlileri olan davalıların yetkilerini kullanırken verilen zararın tazmini için açılmış tazminat talebinden ibarettir. Anayasa’nın 129/5 maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken (görevlerini yaparken) işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları rücu edilmek kaydıyla kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ANCAK idare aleyhine dava açılabilir. 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın (kişilerin uğradıkları zararlar başlıklı) 13. maddesinde; kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine DEĞİL ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Yukarıda açıklandığı üzere mahkemece; hastane çalışanı olan davalılar hakkında açılan davanın husumet yokluğu gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerekir iken, işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış, temyiz edilen kararın bu yönden de bozulması gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (1 ve 2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/11/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Dairemizin istikrar kazanmış uygulamaları ve Hukuk Genel Kurulu’nun 15/11/2000 gün ve E:2001/4-1650; 2000/1690, 26/09/2001 gün ve E.2001/4-595 K:2001/643, 29/03/2006 gün ve E.2006/4-86 K:2006/111; 17/10/2007 gün ve E:2007/4-640 K.2007/725; 31/10/2007 gün ve E:2007/4-800 K:2007/797; 20/02/2008 gün ve 2008/4-156 K:2008/140 sayılı ilamlarında aynı ilkenin benimsenmiş olmasına göre davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği şeklinde çoğunluğun (2) nolu bentte gösterilen bozma nedenine katılmıyorum. 30/11/2011

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku K657 md.13/1 K657 md.13
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.