4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/13454 E. , 2011/12762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/11/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, Noterlik Kanunu 162. maddesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Gerçekte ... plakalı olan çalıntı araç, sahte nüfus belgesi, sahte tescil belgesi ve borcu yoktur belgesi düzenlenerek, davalının noterliğinde düzenlenen 26/9/2005 tarihli satış sözleşmesiyle davacıya satılmıştır. Davacı, yargılama sırasında verdiği 7/6/2007 tarih ve 14/5/2010 tarihli dilekçelerle zarar tutarına aracın davalının noterliğinde yapılan satış tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini istemiştir.
Faiz alacağı asıl alacağa bağlı feri bir alacak olup asıl alacaktan ayrı olarak da talep ve dava konusu yapılabilir. Davacı, dava dilekçesinde yasal faiz isteminde bulunmamış ise de yargılama sırasında verdiği dilekçelerle faiz isteminde bulunmuştur. Şu halde yerel mahkemece eylemin haksız fiil olduğu ve davacı tarafça da noter satış tarihinden yasal faiz isteminde bulunulduğu gözetilerek zarar tutarına noter satış tarihi olan 26/9/2005 tarihinden yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemiş olması doğru değildir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 370. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.