T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında ticari bir ilişkinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin, ekteki cari hesap ekstresi raporundan da anlaşılacağı üzere, davalıya farklı tarihlerde ürün satışları yaptığını, müvekkili şirket tarafından üretilen PVC kaplı teller için satış faturaları düzenlendikten sonra borçlu tarafından müvekkili şirkete ödemeler yapıldığını, dava dilekçesinde ayrıntıları yazılı satış faturalarının ödemelerini müvekkili şirkete yapmadığını, işbu faturalara ilişkin davalı tarafça süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturaların ücretlerinin ödenmemesi üzerine cari hesap ekstresindeki borç bakiyesi olan 29.455,16 TL alacağın ferileri ile birlikte tahsili için 09/06/2021 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile itirazının iptaline takibin devamına ve davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkili firmanın davacıdan maske teli alımı yaptığını, ekte sunmuş olunan cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere 2020 yılında mal alımı yapıldığını, akabinde satın alınan ürünlerin kusurlu olduğunu, mevcut olayda müvekkili firmaya ayıplı mal gönderildiğini, ayıplı mallara ilişkin davacı firmayla iletişime geçilerek malların ayıplı olduğunun bildirildiğini, davacı firma tarafından ayıplı ürünlere ilişkin olarak herhangi bir adım atılmamış olduğunun da sabit olduğunu, mevcut olayda davacının iyi niyetten yoksun olarak müvekkili firmaya satmış olduğu ayıplı ürünlerin bedelini talep etmekte olup, söz konusu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili firma tarafından davacıya bedel ödemesi yapılmış olup, davacının sonradan takibe koyduğu malların bedellerinin müvekkilinden talep etmeye hakkının bulunmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ve Güneşli Vergi Dairesi, Merter Vergi Dairesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 30/05/2022 tarihli Bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan raporda Taraflar arasındaki ticari ilişkinin bulunduğu taraf yasal defter kayıtlarından anlaşıldığı,
Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen; 2020 yılına ait yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, 2021 yılına ilişkin yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı ancak inceleme tarihi itibariyle kapanış tasdik süresinin dolmadığı,
Davalı tarafça inceleme ibraz edilen; 2020 ve 2021 yıllarına ait yasal defterlerinin E Deftere tabi olduğu, E-Deftere tabi yasal defterlerin E-Beratlarının yasal süresinde verildiği, sadece açılış tasdikine tabi envanter defterlerinin ise açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığının tespit edildiği, Davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 48.700,65 TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin bulunduğu, Davalı yasal defter kayıtları incelendiğinde ise davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle 3.700,65 TL borçlu olduğu yönde bakiyesinin bulunduğu, Tarafların yasal defter kayıtları örtüşmemektedir. Taraf yasal defter kayıtları arasında (48.700,65 – 3.700,65=) 45.000 TL örtüşmeme farkı bulunduğu, tarafların yasal defter kayıtları incelendiğinde taraflar arasındaki örtüşmeme farkının davalı tarafça davacı aleyhine kayıtlanan 24.08.2020 tarih ve 45.000 TL tutarındaki kayıttan kaynaklandığının anlaşıldığı, davalı tarafça incelemeye söz konusu kaydın dayanağı ibraz edilmediğinden davalı tarafça yapılan 45.000 TL tutarındaki kayıttan davacının sorumlu olmayacağı kanaatine varıldığı, ayıp iddiasına konu iade faturasının icra takip tarihinde düzenlendiği ve icra takip tarihinden sonra karşılıklı olarak iade faturası düzenlenerek son durumda söz konusu iade faturalarından dolayı taraflar lehine/aleyhine borç/alacak doğmadığı, dava konusu faturaların tamamının davalının yasal defter kayıtlarında yer aldığı, takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere, yaklaşık %5’lik bir kısmının ayıplı olduğu, takibe konu toplam 879 kg. PVC kaplı tellerin yakalışık 44 kg.’lık kısmının ayıplı kabul edilebileceği, bu miktarın da 28 TL/kg. birim fiyat üzerinden 1.232 TL+KDV=1.453,76 TL’ye tekabül edeceği, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takip konusu alacak dayanağı faturaların davalının kabulünde olduğu, ancak davalının ayıp iddialarının bulunduğu bu çerçevede Sayın mahkemece davalının ayıp iddiasının kabul edilip edilmemesi doğrultusunda davacı alacağı alternatifli olarak; sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı toplamının 28.001,40 + 571,15= 15.156,03 TL, sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmemesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı toplamı 29.455,16 + 235,40= 29.690,56 TL, tutarında hesaplandığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 06/12/2022 tarihli ek raporda ayıp iddiasına konu iade faturasının icra takip tarihinde düzenlendiği ve icra takip tarihinden sonra karşılıklı olarak iade faturası düzenlenerek son durumda söz konusu iade faturalarından dolayı taraflar lehine/aleyhine borç/alacak doğmadığı, Dava konusu faturaların tamamının davalının yasal defter kayıtlarında yer aldığı, Takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere, yaklaşık %5’lik bir kısmının ayıplı olduğu, takibe konu toplam 879 kg. PVC kaplı tellerin yakalışık 44 kg.’lık kısmının ayıplı kabul edilebileceği, bu miktarın da 28._TL/kg. birim fiyat üzerinden 1.232._TL+KDV=1.453,76._TL’ye tekabül edeceği, İşbu rapor içeriğinde yer verdiğimiz TTK ve Borçlar Kanunu hükümleri ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurul Kararından da anlaşılacağı üzere sadece fatura üzerinde yazılı olan ödeme vadesinin tek başına davalının temerrüdü için yeterli olmadığı hususu sayın mahkemenin takdirlerinde olup bu hususta kök raporumuzda yapılan hesaplamalarda herhangi bir değişiklik meydana gelmediği, davacı itirazları çerçevesinde dava konusu alacak hesabının alternatifli olarak aşağıdaki şekilde yapıldığı, 1.Alternatif:
Davacı tarafça davalıya faturanın ve muhteviyatı hizmetlerin fatura teslim tarihlerinde teslim edildiğinin kabulünde, 1530. Maddenin 4-a maddesine göre temerrüt tarihleri fatura tarihine 30 gün eklenmek suretiyle temerrüt tarihi tespit edilmiş ve davacı alacağı davalının ayıp iddialarının sayın mahkemece kabul edilip edilmemesine göre; Sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı toplamının 28.001,40 + 217,28= 28.218,68 TL, Sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmemesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı toplamı 29.455,16 + 235,40= 29.690,56 TL olarak hesaplandığı, 2.Alternatif: Sayın mahkemece davacının belirttiği üzere fatura üzerlerinde yer alan fatura ödemelerinin (fatura tarihleriyle aynı gün) taraflar arasında belirlenmiş bir vade olarak kabul edilebileceği kanaatine varılması durumunda davacı alacağı 2. Alternatif olarak davalının ayıp iddialarının sayın mahkemece kabul edilip edilmemesine göre: Sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı toplamının 28.001,40 + 424,42= 28.425,82 TL, Sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmemesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı 29.455,16 + 453,29= 29.908,45 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 24/08/2023 tarihli 2. Ek raporda Ayıp iddiasına konu iade faturasının icra takip tarihinde düzenlendiği ve icra takip tarihinden sonra karşılıklı olarak iade faturası düzenlenerek son durumda söz konusu iade faturalarından dolayı taraflar lehine/aleyhine borç/alacak doğmadığı, dava konusu faturaların tamamının davalının yasal defter kayıtlarında yer aldığı, takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere, yaklaşık %5’lik bir kısmının ayıplı olduğu, takibe konu toplam 879 kg. PVC kaplı tellerin yakalışık 44 kg.’lık kısmının ayıplı kabul edilebileceği, bu miktarın da 28._TL/kg. birim fiyat üzerinden 1.232._TL+KDV=1.453,76._TL’ye tekabül edeceği, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takip konusu alacak dayanağı faturaların davalının kabulünde olduğu, ancak davalının ayıp iddialarının bulunduğu bu çerçevede Sayın mahkemece davalının ayıp iddiasının kabul edilip edilmemesi doğrultusunda davacı alacağı alternatifli olarak; sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı toplamının 28.001,40 + 424,42= 28.425,82 TL, sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmemesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı toplamı 29.455,16 + 453,29= 29.908,45 TL tutarında hesaplandığı anlaşılmıştır. Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; dava davacının cari hesap alacağı nedeni ile başlatmış olduğu icra takibine itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davasıdır. Davalı cevap dilekçesi ile davacının cari hesaba konu kendilerine teslim edilen ürünlerin kusurlu olduğu, ayıp ihbarından bulunulduğu, bu nedenle davacının alacağının olmadığını iddia etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. TMK m. 6 ve HMK 190 birlikte değerlendirildiğinde, davacı cari hesaba konu fatura alacağını ispat ile davalı da bu faturaya konu ürünlerin ayıplı olduğunu ispat ile yükümlüdür.
Bu kapsamda alınan kök ve ek raporda ayıp iddiasına konu iade faturasının icra takip tarihinde düzenlendiği ve icra takip tarihinden sonra karşılıklı olarak iade faturası düzenlenerek son durumda söz konusu iade faturalarından dolayı taraflar lehine/aleyhine borç/alacak doğmadığı, dava konusu faturaların tamamının davalının yasal defter kayıtlarında yer aldığı, takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere, yaklaşık %5’lik bir kısmının ayıplı olduğu, takibe konu toplam 879 kg. PVC kaplı tellerin yakalışık 44 kg.’lık kısmının ayıplı kabul edilebileceği, bu miktarın da 28._TL/kg. birim fiyat üzerinden 1.232._TL+KDV=1.453,76._TL’ye tekabül edeceği, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takip konusu alacak dayanağı faturaların davalının kabulünde olduğu, ancak davalının ayıp iddialarının bulunduğu bu çerçevede Sayın mahkemece davalının ayıp iddiasının kabul edilip edilmemesi doğrultusunda davacı alacağı alternatifli olarak; sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı toplamının 28.001,40 + 424,42= 28.425,82 TL, sayın mahkemece davalının ayıp iddialarının kabul edilmemesi durumunda; davacı tarafça talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı toplamı 29.455,16 + 453,29= 29.908,45 TL tutarında alacaklı olduğu yönünde tespit yapılmıştır. Davalının ayıp iddiası bakımından, bilirkişi raporunda incelenen ürünlerin birkaç makarasında oksitlenme başlangıcı olduğu, ton farklılığı olduğu, tellerin makina üzerine takılarak denenmesi gerektiği ancak bu tespitin yapılmasının böyle bir işleme uygun makina bulunmadığından bahisle yapılamadığı, %5 lik bir kısmının ayıplı olduğu bunun da geçen süreden kaynaklı oluşabileceği yönünde tespit yapılmış ise de davalının bu ayıp bakımından da davacıya usulüne uygun ayıp ihbarının olmadığı, bu kapsamda davalının ayıp iddialarının ispata muhtaç olduğu, cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla yemin delili hatırlatılmış, yemin metni davacıya tebliğ edilmiş ve yemini tahtında beyanı alınmıştır. Dosyada mevcut rapor ek raporlar ile tespit edilen husular davacının yemine ilişkin beyanı dikkate alındığında davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığı davacının takibe konu faturalar nedeni ile bilirkişi raporunda belirlenen tutar üzerinden alacaklı olduğunu ispatladığı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne, alacağın faturadan kaynaklı likit alacak olması karşısında davalının alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1.Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın asıl alacak olan 29.455,16-TL bakımından İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2.Fazlaya İlişkin faiz alacağı talebin REDDİNE,
3.Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (5.891,03-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4.Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 2.012,10- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 361,23 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.650,87-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılan 59,30- TL başvuru harcı, 361,23 TL peşin nispi harç, 8,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 429,03-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6.Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 1.089,50 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 1.067,71-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 21,79-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 453,30 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9.6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 1.293,60-TL'nin davalıdan, 26,40-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
11.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/01/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."