Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/216 Esas
KARAR NO: 2024/275
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 01/04/2024
KARAR TARİHİ: 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İli, ... İlçesi, ... üzerinde ... ilinden ... iline seyir halinde olan araçlar arasında 235. Km'de 02.06.2022 tarihinde, saat 21:40 sıralarında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında; davalının yapımı, bakımı ve güvenliğinden sorumlu olduğu karayolu üzerinde yolun ortasında bulunan kamyon lastiği nedeniyle yaşanan kaza nedeniyle müvekkili firma tarafından kasko sigortalı ... plakalı araçta hasarlar oluştuğunu, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında davalının kusurlu olduğuna daire tespitlerde bulunulduğunu, gerçekleşen kazada ilgili karayolunun yapımı, bakımı ve güvenliğinden sorumlu davalı kurumların %100 kusurlu olduğunu, bağımsız ve uzman eksper tarafından meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden tespit yapıldığını, 04.07.2022 tarihli ekspertiz raporunda; maddi hasarlı trafik kazası sonucunda ... plakalı kasko sigortalı KDV dahil 68.419,24 TL hasar meydana geldiğini, eksper tarafından belirlenen bedel ile sigortalı adına çıkarılan faturanın değerlendirilmesi üzerine müvekkili sigortacı tarafından ilgililerine 22.07.2022 tarihinde 68.418,00 TL ödeme yapıldığını, 6102 s. T.T.K.’ nın 1472/1. maddesinde düzenlenen halefiyet kuralı uyarınca, müvekkili şirketin yapmış olduğu 68.418,00 TL ödeme üzerine hasar sorumlusuna karşı yasal takip yürütmeye hak kazandığını, hak sahibine yapılan ödeme akabinde rücu bedelinin tahsili amacıyla öncelikle davalıya rücu mektubu gönderildiğini, ancak olumsuz sonuçlandığını, davalının ödeme yapmayı kabul etmediği, ödeme yapılmaması üzerine davalılar aleyhine ...

6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, tarafların anlaşamaması nedeniyle iş bu davayı açtıkların, 6098 sayılı TBK 49.maddesinin açık olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 13.Maddesi hükmü ile yine aynı maddenin c bendi uyarınca karayolunun trafik güvenliğine uygun şekilde hazır bulundurulmamasına bağlı olarak sigortalı araçta meydana gelen hasarların tazmininden mükellef olduğunu, usule uygun şekilde icra takibi yapıldığını, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, kaza tespit tutanağı, eksper raporu, onarım faturaları, ödeme dekontu birlikte değerlendirildiğinde davalının haksız olduğunun sabit olduğunu, takip konusu alacağın likit olduğunu, İİK madde 67. hükmü gereğince davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini açıklanan nedenlerle ...

6.İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasından başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak muteriz borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ...

6.İcra İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası, arabuluculuk son tutanağı, kasko poliçesi, ödeme dekontu, kaza tespit tutanağı, rücu mektupları, aracın trafik tescil kayıtları celp edilmiş incelenmiştir. Dava, sigortalısının zararını karşılayan davacı kasko sigortacısının TTK'nin 1472. maddesi kapsamında ödediği hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla zarar sorumlusuna karşı başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması zorunludur.

Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda 03/07/1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/03/1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında; "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." ilkesi benimsenmiştir. TTK'nin “Halefiyet” başlıklı 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Nitekim yerleşik uygulamadan konuya ilişkin misallere bakıldığında: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11362 E. 2019/2137 K. "...Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK.nin 1472 (6762 sayılı TTK.nin 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili isteminden ibarettir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı gerçek kişi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Tacirler arası haksız fiil durumu olmadığına göre uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2023/752 E. 2024/311 K. "...Somut olayda davacı sigortacıya kasko sigortasıyla sigortalı olan ve davacının halefiyete göre dava açtığı araç, dava dışı gerçek kişi adına kayıtlı olup ticari nitelikte olmayan özel bir araçtır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık da tacir olmayan davacı (davacının selefi olduğu sigortalı) ile davalı arasındaki haksız fiilden kaynaklandığına göre davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmesine karşın görevli olmayan ticaret mahkemesince esasa ilişkin yargılama yapıp karar verilmesi yerinde görülmediğinden..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2024/11 E. 2024/111 K. "...Somut olaya bakıldığında; davacının sigortalısı olan dava dışı ...'ın gerçek kişi ve sigortalı araç hususi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tüzel kişi tacir ise de, halefiyete dayalı olarak açılan davada dava dışı sigortalı gerçek kişi olduğundan açılan dava TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafında ticari işletmesinden doğan ticari dava niteliğinde değildir. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında da Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2020/1622 E. 2023/1988 K. "...Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısı gerçek kişi Müfit Boyacı olup, sigortalı ...plaka sayılı araç ise hem ruhsat kayıtlarına ve hemde davacı ile sigortalı arasındaki sigorta sözleşmesine göre hususi araçtır (otomobil). Yani ticari nitelikte araç değildir. Davacının halefiyete dayalı olarak iş bu davayı açtığı ve davacının sigortalısı ile davalı arasındaki eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu gözönüne alındığında, eylem her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmayıp, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlık TTK'nun 4.maddesi kapsamında mutlak veya nispi ticari dava kapsamında bulunmamaktadır. Bu durum karşısında davanın ticari nitelikte olmadığı gözetilerek; Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken..." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2022/3336 E. 2023/1994 K. "... 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından "Genişletilmiş Artı Kasko Poliçesi" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan araç malikinden rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketi ise de, halefi olduğu dava dışı sigortalı ...' in tacir olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı, sigortalı ve davalıya ait aracın aracın hususi araç olduğu ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde örülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..."

Yapılan açıklamalar,

Mahkememizce varılan sonuç ve kabul ile yukarıda yer verilen emsal ilamlar uyarınca, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının gerçek kişi olduğu, aracın dava dışı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu ve tacir sıfatının bulunmadığı, aracın trafik tescil kayıtları ve kasko poliçesinden de görüleceği üzere hususi (özel) araç olduğu, diğer söyleyişle ticari araç olmadığı, uyuşmazlığın tacir olmayan dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki haksız fiilden kaynaklanması karşısında somut olayda genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, bu itibarla Mahkememiz görevsizliği sebebiyle 6100 s.

HMK 114/1-c. maddesinin yollaması HMK 115/2.maddesi hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere;)

1.HMK.'nın 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,

2.HMK.nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL (NÖBETÇİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine,

3.HMK'nın 20. maddesine göre kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin bildirilmesine,

4.Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/04/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
02.04.2024 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6098 sayılı TBK 49.maddesinin açık olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TTK md.4 TTK md.4/1 K6102 md.1472 HMK md.114/1 HMK md.115/2 TTK md.1472 TBK md.49 K6098 md.49 HMK md.20 K2918 md.13