6. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/12777 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi amacıyla kamu davası açılmıştır. 2. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2019 tarihli ve 2018/270 Esas, 2019/452 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, b. Sanık ... hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarında sanığın 8 Yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2019/3986 Esas, 2020/2141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi 1. Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin hukuka aykırı olarak uygulanmadığına, 2. Sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına, 3. Re'sen gözetilecek sebeplerle birlikte mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ...'in üzerine atılı yağma suçunu kabul etmese de kaçamaklı savunmaları, suçunu tevil yollu ikrar etmesi, tanık beyanının sanık ...'in anlatımını doğrulamadığı, üstelik kardeşi diğer sanık ...'in beyanlarının da suçun faili olarak ... işaret ettiği, sanık ...'in alacağı olmamasına rağmen mağduru tehdit ederek, korkutarak ve zorlayarak para aldığı böylece üzerine atılı yağma suçunu işlemesi şeklindeki eylemin yağma suçuna konu maddi vakıa olarak ilk derece mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır. 2. Mağdur aşamalarda alınan ve istikrar içeren beyanlarında sanığın kendisini tehdit edip korkutmak suretiyle para aldığını dile getirmiştir. 3. Dosyada dinlenen tanık H.Y'nin beyanları mağdur beyanları ile örtüşmektedir. 4. Sanık soruşturma aşamasında alınan ifadesinde "Ben Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yatmaktayım. Ben kapıdan satış yöntemiyle su arıtma sistemi sattığımı hatırlıyorum. Bizim belgemiz vardır. Sattığımız ürünle ilgili olarakta ödemeyi PTT kanalıyla yaptılar. Elden ödemeyi bile kabul etmedim. Ben müştekiyi de tehdit etmedim. Hatta müştekinin oğlu Harun izinsiz mal sattığım için beni bile tehdit etti. Benim suçum yoktur. ...'da patronum ve aynı zamanda abim olur" şeklinde beyanda bulunmuştur. 5. Sanık mahkeme huzurunda vermiş olduğu savunmasında "Eser kardeşim olur, mersin de ortak şirket açtık, müşteki ve eşi bizden bazı ürünler satın aldılar, daha sonra müşteki borcunu ödedi ve senetleri geri verdik, ... yoluyla bana para gönderdi, müşteki kapısına giden elemanımızı darp etmiştir, oğlu ile de konuştuğumda ödemezseniz icraya veririm dedim, ancak müştekiyi tehdit etmedim, tüketici mahkemesine başvurmadım, başvurmadığımız için ürünleri geri alamayız dedim, müşteki bana birden fazla kez ... yolu ile para gönderdi, borcunu tek seferde ödemedi, halen bana 1.000,00 TL borcu vardır, ben kendisini tehdit etmedim, ortada bir alacak borç ilişkisi vardır, atılı suçu kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. 6. Aynı dosyada yargılanan ve hakkında beraat kararı verilen sanığın kardeşi ve mağdurun ürünleri aldığı şirketin sahibi ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde "Zeki Gölbaşı benim kardeşim olur psikolojik olarak rahatsızdır. Bizim evde bulunan şirketimize ait sözleşmeleri bulmuş müşterileri arayarak para istemiş ve tehdit etmiş bununla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundum evden uzaklaştırma aldım şu anda da kendisi zaten Mersin ilinde ceza evinde tutukludur. Bizim hiçbir müşterimizden alacağımız yoktur. Sözleşme de bende mevcut değildir. Söyleyeceklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 7. ... kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde "Daha önce ev eşyası satan bir şirketim vardı, sanık ... kardeşim olur, psikolojik rahatsızlıkları vardır, benden habersiz müşteri defter ve belgelerini bulup almış sonra benden habersiz müştekileri arayarak para istemiş, daha sonra benim bunlardan haberim olduğunda Zafer'i aradım Zafer bana küfür ederek iş yerinden aldığı belgeleri geri vermeyeceğini söyledi, ... yapmış olduğu eylemlerden sonradan haberim oldu, onun eylemlerine benim bir iştirakim yoktur, Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum beraatimi talep ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. 8. Sanık hakkında Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından 20.11.2018 tarihinde tanzim edilen "Müsnet suça yönelik suç tarihi itibari ile cezai ehliyeti tamdır." şeklindeki tespiti içeren rapor dosyada mevcuttur. 9. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2019/3986 Esas, 2020/2141 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili 7242 sayılı kanun değişikliğinin infaz aşamasında değerlendirilebileceğine ve 5237 sayılı Yasa'nın 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan açık düzenlenme gereği aynı suç işleme kararına bağlı olarak ister aynı zamanda değişik kişilere, isterse değişik zamanlarda aynı veya değişik kişilere karşı işlenmiş olsun işlenen her bir yağma suçunun birbirinden bağımsız olarak cezalandırılması yoluna gidilmesi gerekirken tek bir yağma suçundan hüküm kurulması aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın aşamalarda alınan şirketin ortağı olup olmadığına ve mağdurun ürün iadesine dair çelişkili beyanları, aynı dosyada yargılanan kardeşi ... tarafından verilen beyanlarda sanığın müşteri sözleşmelerini haberi olmaksızın evinden alarak müşterilerden para istediğine ve hiçbir müşterisinden alacağının olmadığına dair beyanları ile sanık beyanlarının çelişki arz etmesi, mağdurun aşamalarda alınan ve tanık tarafından da teyit edilen istikrarlı beyanları karşısında sanığın beyanlarının suçun yaptırımından kurtulmaya yönelik beyanlar niteliğinde olduğu ve olaya ilişkin diğer tutanaklar bilgi ve belgelerden, sanığın yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2019/3986 Esas, 2020/2141 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap