DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3109 E. , 2023/857 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
2.… Genel Komutanlığı
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 18/03/2022 tarih ve E:2018/6497, K:2022/1898 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İçişleri Bakanlığı Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığının … tarih ve … Asb. Eğt. Tb. Per./Öğr. İşl. Asb. sayılı "Jandarma Asb. Öğr. … 'nun Öğrencilikten Çıkarılması" konulu işlemi ile anılan işlemin dayanağı 08/11/2016 tarih ve 29882 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığı Temin Yönetmeliği'nin 29. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinin 3 numaralı alt bendinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 18/03/2022 tarih ve E:2018/6497, K:2022/1898 sayılı kararıyla; 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13/A maddesi ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığı Temin Yönetmeliği'nin 1., 29. ve 43. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak, Düzenleyici işlem yönünden;
Uyuşmazlık konusu olayda davacı tarafından dava dilekçesinde söz konusu Yönetmelik'in 29. maddesinin tamamının iptalinin istenildiği görülmekte ise de, davacının ilişiğinin kesilmesine dayanak olan söz konusu maddenin 2. fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi yönünden hasren inceleme yapıldığı,
Hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı; normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğu, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin düzenleme yetkisini Anayasa'dan, yönetmeliklerin ise kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden aldığı; dolayısıyla bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin mümkün bulunmadığı,
İdarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisinin, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebildiği; öğretide de türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, üst normlarla getirilen hükümleri kısıtlayacak bir şekilde kullanılamayacağının idare hukukunun en temel prensiplerinden olduğu, Mevzuat yapma tekniği açısından da, idarenin kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında takdir hakkına sahip olduğu, bu takdir hakkının kamu yararı ve kamu düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği,
Kararda yer verilen düzenlemeler uyarınca adayın kendisinin ve evli ise eşinin, genelev, birleşme yeri, randevuevi, tek başına fuhuş yapılan konut ve benzeri yerlerde çalışmış veya aracılık ve bekleyicilik fiillerinde bulunmuş olan, genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü yazılı, sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üretmek ve satmaktan veya kumar, uyuşturucu veya uyarıcı madde nedeniyle hakkında herhangi bir adlî veya idarî soruşturma veya kovuşturma devam ediyor olan ya da bunlardan dolayı idarî yaptırım uygulanan veya bu işler nedeniyle hüküm giymiş olan öğrenci adaylarının ilişiklerinin öğrenciliklerinin hangi aşamasında olurlarsa olsunlar kesileceğinin düzenlendiği,
Askerlik mesleğinin önemi, askerin toplumun asayişini, kişilerin tasarruf emniyetini ve konut dokunulmazlığını korumak, halkın ırz, can ve malını muhafaza ve halkın istirahatini sağlamakla görevli olması nedeniyle bu mesleğe girecek ve bu mesleği sürdürecek olanların da hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde güvenilir, onurlu, iyi ahlaklı ve disiplinli kişiler arasından seçilmeleri gerektiği,
Bu durumda, askerlik mesleğinin niteliği gereği bu mesleğe alınacaklarda bazı özel niteliklerin aranmasında ve toplumun huzur ve güvenliğini sağlamak, korumak ve devam ettirmek için dava konusu Yönetmelik maddeleri ile getirilen düzenlemelerde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, Bireysel işlem yönünden;
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Komutanlığı emrinde sözleşmeli astsubay öğrencisi olan davacı hakkında "bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek" suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve E:… sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, davacının söz konusu suçtan dolayı yargılandığı ve … … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
Bu durumda, 28/09/2017 tarihinde Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığında eğitime başlayan davacı hakkında "bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek" suçundan yargılamanın devam ettiği görüldüğünden, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Eğitim Merkezi Komutanlığı Temin Yönetmeliği'nin hukuka uygun bulunan hükmü uyarınca davacının ASEM’e başvuru yapacak sivil kaynaklı adaylarda aranacak şartları taşımadığının anlaşıldığı ve ilişiğinin kesilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, eğitim sürecinin başında yapılan güvenlik soruşturmasında sorun görülmediği; savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği; anayasal koruma altında bulunan, bütün yargı organlarını, resmi makamları ve üçüncü kişileri bağlayan, temel ve dokunulamaz bir hak olan masumiyet karinesinin dikkate alınmayarak ceza yargılaması sonuçlanmadan suçlu addedildiği; adil yargılanma hakkı ihlal edilerek dosyanın beş yıl sonra sonuçlandığı; aynı zamanda eğitim ve çalışma haklarının da ihlal edildiği; Anayasa ile teminat altına alınan hakların idarenin takdir yetkisine bırakılamayacağı; düzenleyici işlem irdelenmeksizin eksik inceleme ile karar verildiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyiz dilekçesinde, davacı tarafından masumiyet karinesine aykırı olarak ceza yargılaması sonuçlanmadan suçlu addedildiği iddia edilmektedir. Masumiyet karinesi, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence altına alır. Karineye göre, hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz. Dava konusu düzenleyici işlem, eğitim sonunda ifa edilecek mesleğin niteliği gereği öğrencinin bazı fiiller bakımından adli kovuşturma altında bulunmaması şartını aramakta ve böylece görevin gerektirdiği niteliklerden birini hükme bağlamaktadır. Bu bakımdan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisince temin edilecek ve eğitime alınacak öğrencilerde aranacak şartların öngörüldüğü ve kişiye herhangi bir suç isnat etmeyen kuralın masumiyet karinesini ihlal eder bir yönü bulunmadığı değerlendirildiğinden davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 18/03/2022 tarih ve E:2018/6497, K:2022/1898 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 26/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.