Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/19 Esas
KARAR NO: 2024/294
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 15/04/2022
KARAR TARİHİ: 20/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- tüzel kişiliğinin sona erdirilerek sicilden terkin edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, şirketin ihyasının gerektiğini, müvekkilinin banka ile dava dışı ---------- arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, ihyası talep edilen şirketin ise işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve borcun temini için müvekkilinin banka lehine ipotek tesis ettiğini ancak dava dışı şirket ile ihyası talep edilen şirket imzaladıkları sözleşmenin gereğini yerine getirmediğini, müvekkili banka ile dava dışı --------arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, ihyası talep edilen ---------genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak sözleşmeden doğan borçların müteselsil sorumlusu haline geldiğini, aynı zamanda sözleşmeden doğan borçların teminini sağlamak için ihyası talep edilen ---------tarafından müvekkil banka lehine ipotek tesis edildiğini, Dava dışı -------- ihyası talep edilen ---------- sözleşmeden doğan borçlarını ödememeleri sebebiyle öncelikle -------- numaralı ihtarnamesi gönderilerek borçların kat edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine ise borçlular hakkında ---------- dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini, mezkur takipte satış kararı alınabilmesi için borçlu şirketlere Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi doğrultusunda icra emri gönderilmesi talep edildiğini ancak bu taleplerinin ihyası talep edilen ----------yönünden şirketin sicilden terkin edilmiş olunması sebebiyle reddedildiğini, akabinde --------- incelenmesiyle şirketin Türk Ticaret Kanunu'na aykırı bir sicilden terkin edildiği tespit edilmiş olup kanuna uygun şekilde tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi için icra müdürlüğünden yetki alınarak huzurdaki davanın açıldığını, arz ve izah edilen ve mahkeme tarafından da resen tespit edilecek nedenlerle;--------- numarasına kayıtlı, --------- unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını, şirkete tasfiye memuru atanarak ticaret sicilinde tescil ve ilanının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA;

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -------, 6102 sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkil ------- “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı vekilince re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, nitekim dava konusu şirket bakımından üçüncü kişi konumunda olan davacı tarafça bu yönde bir iddianın ileri sürülmesi de mümkün olmadığını, iddia ve talep, bölge adliye mahkemesi kararından anlaşılabildiği kadarıyla (zira dava dilekçesi tebliğ edilmediğini) dava konusu şirketin tarafı olduğu ---------- sayılı dosyasının sonuçlandırılmasına, taraf teşkilinin sağlanmasına dayandığını, işbu nedenle müvekkil müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, gerek re'sen terkin işlemlerinin kanuna uygun olması gerekse de geçici madde 7/2'ye aykırı bir durum bulunmadığı gibi müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olduğundan bahsedilemeyeceğini, davanın reddine, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, anılan icra takibi ve/veya dava dilekçesinde açıklanan işlemler kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre ------ ihyası istemine ilişkindir.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.

TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ---- tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya -------- ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ----- aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, ------- hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenen şirketin 18.02.2015 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesine göre sicilden terkin edildiği tespit edilmiştir. ------- numarasında kayıtlı iken TTK' nun geçici 7 maddesine dayanılarak 18.02.2015 tarihinde sicil kaydı re'sen terkin edilen-------- ihyasına karar verilmesi halinde şirketin tasfiye haline gireceğine ilişkin yasal düzenleme bulunmamaktadır. İhyası istenen şirket 6102 sayılı yasanın TTK' nun geçici 7 maddesine dayanılarak resen terkin edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hakkında açılmış dava varken terkin işlemi yapılması aynı yasanın geçici 7/2. maddesine aykırı olup esasen tasfiyesi de yapılmadığından ve yapılacak tasfiye işlemi de yasaya uygun olmayacağından yalnızca taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekip, ayrıca tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmamaktadır. ------Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile ------ sayılı dosyası sayılı dosyasında davanın taraf teşkili sağlanarak görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın ------ yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın yalnız görülen dava konusu ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerekmiştir. Somut olayda; dosya içerisinde ki------- kayıtlarının incelenmesi sonucu --------şirketinin ------tarafından Münfesih Olmasına Ve Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının silinmesine ilişkin 5.maddesinin 4.bendine göre resen terkin kapsamına alınarak, ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından sicil kaydının 18.02.2024 tarihinde resen terkin edilmiş ve verilen karar ------- usulüne uygun olarak ilan edildiği tespit edilmiştir.

Ancak ------ sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyası gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca KABULÜ İLE,

-------numaralı dosyasında kayıtlıyken resen terkin edilen ----------- dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,

2.Şirketin sicil kaydı TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca terkin edilmiş olduğundan, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına,

3.Karar kesinleştiğinde ----- TESCİL VE İLANINA,

4.Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

5.Yasal hasım olması ve sicilden terkin işleminde kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı -------- aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6.Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2024

Karar Etiketleri
20.03.2024 KABULÜNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu K6102 md.7