T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyada takibe konu olan bononun gerçekte 185 TL bedelle düzenlendiğini, daha sonra üzeri çizilirek 185.000,00 TL olarak yazıldığını, müvekkilinin bonoyu imzaladığını dahi hatırlamadığını, müvekkilin uyuşturucu tedavisi gördüğünü ve sağlıklı irdae sahibi olmadığını, senette yapılan tahrifatın çıplak gözle dahi anlaşıldığını, bonodaki yazıların müvekkiline ait olmadığını belirterek takip konusu bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın 700.000 TL bedel ile davacıya satıldığını, bunun için sözleşme düzenlendiğini, aracın tesliminden kısa bir süre sonra davacının araçla kaza yaptığını ve aracın kullanılamaz duruma geldiğini, davacının ricası üzerine müvekkilin aracı tamir ettirerek davacıya teslim ettiğini ve tamirat maliyetinin yaklaşık 185.000,00 TL tutuğunu, davacının ödeme yapamayacağını ancak 15/10/2016 tarihinde araç bedeli dahil tüm borcunu ödeyeceğini beyan ederek dava konusu bonoyu 185.000,00 TL bedelle düzenleyerek müvekkile verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR: İcra dosyası, sözleşme, kaza raporu, emniyet ifadesi, hastane raporları, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı dosyasına dayanak 15/10/2016 tarihli 185.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yöneliktir.
Davacı vekili mahkememizce yapılan 12/04/2018 tarihli oturumdaki beyanında; dava dilekçesinde belirtmiş oldukları imza itirazından vazgeçtiklerini beyan etmiştir.
Davacı taraf, takibe konu bono üzerinde yazıyla önce "yüzseksenbeşTL" yazıldığını, daha sonra üzeri çizilerek "yüzseksenbeşbin" yazıldığını, paraf olmadığından bononun geçerli olmadığını iddia etmiştir. Bursa BAM 6. HD'nin 2018/523 E.-2018/532 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere,
TTK' 675/1 maddesi uyarınca yazıyla gösterilen miktarın göz önünde bulundurulması gerektiği düzenlenmiş ise de, bononun düzenleme tarihindeki Türk Lirasının değeri dikkate alındığında alım gücü olmayan "yüzseksenbeş" TL üzerinden bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına uygun olmayacağından bunun maddi hata sonucu yazıldığı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından davacının alkol ve uyuşturucu bağımlısı olduğu, iradesinin sakatlandığı anda senet düzenlediği için Sulh Hukuk Mahkemesine vasi tayini için dava açmış ise de, Bursa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/533 E.-2018/2114 K. Sayılı dosyası incelendiğinde, 28/08/2018 tarihli duruşmada davayı "hürriyeti bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanma" olarak ıslah ettikleri anlaşılmıştır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur.
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. 6100 Sayılı HMK m. 201 gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir.
Davacı-keşideci, 185.000,00 TL bedelli bonoda yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir.Davacılar tarafından da dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre bedelsizlik iddiasını, yazılı deliller ile kanıtlaması gerekirken, iddialarını ispata yarar herhangi bir yazılı delil sunmadıkları anlaşılmakla davanın reddine, davaya konu takip durdurulmadığından davalı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Takip durdurulmadığından davalı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Harçlar yasası gereği alınması gereken 44,40-TL harçtan peşin alınan 3.159,34-TL harcın mahsubu ile arta kalan bakiye 3.114,94-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı yararına ölçümlenen 17.050,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.13/05/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)